Kahve Kitap
Mahmut Eraslan
Köşe Yazarı
Mahmut Eraslan
 

Sosyal Medya Gazıyla Zabıtacılık?

Sosyal medyada bir "Lahmacuncu Ali" fırtınası koptu. Videolar çekildi, tıklar toplandı, etkileşimler tavan yaptı. Ertesi gün ise kaçınılmaz olan gerçekleşti: Seyhan Belediyesi zabıta ekipleri gelip Lahmacuncu Ali’nin tezgâhını kaldırdı. ​İlk bakışta "Kanun uygulandı, kaldırım işgali sona erdi" diyebilirsiniz. Ancak durum hiç de bu kadar basit ve masum değil. ​Sormak gerekiyor: Lahmacuncu Ali’nin tezgâhı dün mü kuruldu? ​Bahsettiğimiz yer Adana’nın kalbinin attığı en işlek nokta: Çakmak Caddesi. Sota bir köşe başı ya da tenha bir ara sokak değil. Yıllardır orada duran; her gün binlerce insanın ve en önemlisi her gün oradan geçen onlarca zabıtanın gözü önündeki bir tezgâhtan bahsediyoruz. ​Yıllardır Görünmeyenler Bir Gecede Nasıl Görünür Oldu? ​Peki, ne oldu da yıllardır görmezden gelinen bu vergisiz işportacı esnafı bir gecede görünür oldu? Yerel medyadaki ''haberci''arkadaşların aklı yeni mi başına geldi? Yoksa kameralarını sadece sosyal medyada köpürtülen bir magazin malzemesi bulduklarında mı çalıştırmayı hatırlıyorlar? ​Sadece Ali değil; Çakmak Caddesi boydan boya yıllardır yerleşik işportacılarla kaplı. Şehrin dört bir yanında kaldırım işgalleri diz boyu, insanlar yürüyecek alan bulamıyor. Ancak ne hikmetse kurallar, sadece sosyal medyada "gündem" olan kişilere anlık reflekslerle uygulanıyor. ​Hatırlayınız: Adnan Menderes Bulvarı ve baraj kıyısındaki yüzlerce sabit ve kaçak işletmeye onlarca yıl dokunulmadı; ta ki Valilik konuya doğrudan el atana kadar... ​Bu durum akıllara tek bir şey getiriyor: Görevini zamanında yapmayan zabıtanın da, olayı haberleştiren yerel basının da ilkesel davranmadığı... Tabi ki dürüstçe çalışan az sayıdaki istisnai kamu görevlisini ve gazeteciyi bu tablonun dışında tutarak söylüyorum bunu. ​Mesele Sadece "Ekmek Kavgası" Mı? ​Açıkça belirtmek gerekir: Bu toprağın üreten, alnının teriyle rızkını arayan Anadolu insanının seyyar satıcılık yapmasına kimse karşı değil. Yeter ki yeri belediye tarafından belirlensin, kuralı ve kaidesi olsun. ​Ancak bugün geldiğimiz noktada, o yerleşik işportacı tezgâhlarının birçoğunun arkasında maalesef çok başka karanlık ilişkiler dönüyor. Şehrin ortasındaki kimi tezgâhların uyuşturucu ve illegal unsurlar için birer kalkan veya dağıtım noktası olmuş veya oluyor olabilir mi? İşte bu yüzden mesele sadece bir "lahmacun tezgâhı" olmaktan çoktan çıkmış; kentin huzuru ve güvenliği meselesine dönüşmüştür. ​Ne Yapılmalı? ​Belediyelerin sosyal medya gazıyla tezgâh kaldırıp, kurgu bittikten sonra arkasını dönüp gitmesi çözüm değildir. Bu kentsel kördüğümün çözülmesi için köklü adımlar şarttır: ​Şehir güvenliğini, estetiğini ve kentsel dönüşümü önemseyen Sayın Valimiz bu konuya doğrudan el koymalıdır. ​Ortak akıl : Valilik öncülüğünde; Çözüm önerilerini almak  üzere Kaymakamlıklar, Belediye Başkanları, Emniyet birimleri,STK(oda sendika bşk vb) ayrıca Yerel Basın temsilcileri ile  bir istişare edip görüşleri alınabilir... ​Disipline Edilmiş Alanlar Oluşturulmalı: Gerçekten rızkının peşinde olan seyyar esnaf için kentin dokusunu, estetiğini ve trafiğini bozmayacak özel, derli toplu pazar alanları tasarlanmalıdır. ​Basında 5N1K İlkesine Dönülmli:e Yerel habercilik ucuz magazin anlayışını bırakmalı; şehrin estetiği, güvenliği ve kamu yararını gözeten yapıcı bir yayın diline geçmelidir. ​Adana'nın daha estetik, güvenli ve düzenli bir kent olması ancak görevini layıkıyla ve süreklilikle yapan insanlarla mümkündür zamanında, adamına veya anlık gündeme göre değil; görevinin gereği neyse o şekilde dürüstçe yapmalıdır.  .
Ekleme Tarihi: 03 Ağustos 2026 -Pazartesi
Mahmut Eraslan

Sosyal Medya Gazıyla Zabıtacılık?

Sosyal medyada bir "Lahmacuncu Ali" fırtınası koptu. Videolar çekildi, tıklar toplandı, etkileşimler tavan yaptı. Ertesi gün ise kaçınılmaz olan gerçekleşti: Seyhan Belediyesi zabıta ekipleri gelip Lahmacuncu Ali’nin tezgâhını kaldırdı.

​İlk bakışta "Kanun uygulandı, kaldırım işgali sona erdi" diyebilirsiniz. Ancak durum hiç de bu kadar basit ve masum değil.

​Sormak gerekiyor: Lahmacuncu Ali’nin tezgâhı dün mü kuruldu?

​Bahsettiğimiz yer Adana’nın kalbinin attığı en işlek nokta: Çakmak Caddesi. Sota bir köşe başı ya da tenha bir ara sokak değil. Yıllardır orada duran; her gün binlerce insanın ve en önemlisi her gün oradan geçen onlarca zabıtanın gözü önündeki bir tezgâhtan bahsediyoruz.

​Yıllardır Görünmeyenler Bir Gecede Nasıl Görünür Oldu?

​Peki, ne oldu da yıllardır görmezden gelinen bu vergisiz işportacı esnafı bir gecede görünür oldu? Yerel medyadaki ''haberci''arkadaşların aklı yeni mi başına geldi? Yoksa kameralarını sadece sosyal medyada köpürtülen bir magazin malzemesi bulduklarında mı çalıştırmayı hatırlıyorlar?

​Sadece Ali değil; Çakmak Caddesi boydan boya yıllardır yerleşik işportacılarla kaplı. Şehrin dört bir yanında kaldırım işgalleri diz boyu, insanlar yürüyecek alan bulamıyor. Ancak ne hikmetse kurallar, sadece sosyal medyada "gündem" olan kişilere anlık reflekslerle uygulanıyor.

​Hatırlayınız: Adnan Menderes Bulvarı ve baraj kıyısındaki yüzlerce sabit ve kaçak işletmeye onlarca yıl dokunulmadı; ta ki Valilik konuya doğrudan el atana kadar...

​Bu durum akıllara tek bir şey getiriyor: Görevini zamanında yapmayan zabıtanın da, olayı haberleştiren yerel basının da ilkesel davranmadığı... Tabi ki dürüstçe çalışan az sayıdaki istisnai kamu görevlisini ve gazeteciyi bu tablonun dışında tutarak söylüyorum bunu.

​Mesele Sadece "Ekmek Kavgası" Mı?

​Açıkça belirtmek gerekir: Bu toprağın üreten, alnının teriyle rızkını arayan Anadolu insanının seyyar satıcılık yapmasına kimse karşı değil. Yeter ki yeri belediye tarafından belirlensin, kuralı ve kaidesi olsun.

​Ancak bugün geldiğimiz noktada, o yerleşik işportacı tezgâhlarının birçoğunun arkasında maalesef çok başka karanlık ilişkiler dönüyor. Şehrin ortasındaki kimi tezgâhların uyuşturucu ve illegal unsurlar için birer kalkan veya dağıtım noktası olmuş veya oluyor olabilir mi? İşte bu yüzden mesele sadece bir "lahmacun tezgâhı" olmaktan çoktan çıkmış; kentin huzuru ve güvenliği meselesine dönüşmüştür.

​Ne Yapılmalı?

​Belediyelerin sosyal medya gazıyla tezgâh kaldırıp, kurgu bittikten sonra arkasını dönüp gitmesi çözüm değildir. Bu kentsel kördüğümün çözülmesi için köklü adımlar şarttır:

​Şehir güvenliğini, estetiğini ve kentsel dönüşümü önemseyen Sayın Valimiz bu konuya doğrudan el koymalıdır.

Ortak akıl : Valilik öncülüğünde; Çözüm önerilerini almak  üzere Kaymakamlıklar, Belediye Başkanları, Emniyet birimleri,STK(oda sendika bşk vb) ayrıca Yerel Basın temsilcileri ile  bir istişare edip görüşleri alınabilir...

​Disipline Edilmiş Alanlar Oluşturulmalı: Gerçekten rızkının peşinde olan seyyar esnaf için kentin dokusunu, estetiğini ve trafiğini bozmayacak özel, derli toplu pazar alanları tasarlanmalıdır.

​Basında 5N1K İlkesine Dönülmli:e Yerel habercilik ucuz magazin anlayışını bırakmalı; şehrin estetiği, güvenliği ve kamu yararını gözeten yapıcı bir yayın diline geçmelidir.

​Adana'nın daha estetik, güvenli ve düzenli bir kent olması ancak görevini layıkıyla ve süreklilikle yapan insanlarla mümkündür zamanında, adamına veya anlık gündeme göre değil; görevinin gereği neyse o şekilde dürüstçe yapmalıdır. 

.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat