Kahve Kitap
Mahmut Eraslan
Köşe Yazarı
Mahmut Eraslan
 

Sosyal Medya Adaleti Değil, Devlet Müdahalesi!

Toplumların ayakta kalmasını sağlayan yegâne güç, sadece yasaların varlığı değil; o yasaların toplumsal ahlakı, aileyi ve geleceğimiz olan gençliği korumak adına zamanında ve kararlılıkla uygulanmasıdır. Son dönemde "sanat", "tiyatro" ya da "bireysel özgürlük" maskesi arkasına sığınarak sergilenen müstehcenlik, uyuşturucu özendirme ve yozlaşmış tiplemeler, toplum vicdanında derin yaralar açmaya devam ediyor. Ancak burada asıl sorgulanması gereken, bu sınır tanımaz taşkınlıkları yapan marjinal gruplardan ziyade; bu ifsadın önünü kesecek olan devletin ilgili mercilerinin müdahalede gecikmesidir. ​Bugün sahne sanatları adı altında gençliğin önüne sürülen ahlaksızlıkların, müstehcenliğin lgbt vb yaygınlaştırılması çabaları karşısında, vatandaşın sosyal medyada tepki vermesiyle harekete geçilmesi sorunu çözmüyor. Biz ne zamandan beri kötülüğe ve yozlaşmaya dur demek için halkın infialini bekler olduk? ​Hukuk devletinin en temel karakteri "önleyici" olmasıdır. Yangın çıktıktan sonra itfaiye çağırmak bir zorunluluktur; ancak asıl başarı, yangının çıkmasına neden olacak usulsüzlüklere en baştan geçit vermemektir. ​Devletin kurumları, toplumun sinir uçlarıyla oynayan bu tür faaliyetleri daha sahneye taşınmadan, henüz hazırlık aşamasındayken denetlemek ve yasal ölçüleri koymakla mükelleftir. ​Her fırsatta önümüze sürülen "özgürlük" klişeleri artık toplumun dimağını yormuş durumdadır. Dünyanın hiçbir düzeninde sınırsız, kuralsız ve başıboş bir özgürlük tanımı yoktur. Özgürlük, bir başkasının hakkının başladığı yerde bittiği gibi; toplumsal ahlakın, kamu düzeninin ve nesillerin korunması ihtiyacının doğduğu yerde de sınırlandırılmak zorundadır. Sanat, toplumun ruhunu yüceltmek için vardır; onu uyuşturucu bataklığına, müstehcenliğe ve kimliksizliğe sürüklemek için bir aparat olarak kullanılamaz. ​Eğer bir tiyatro sahnesinde ya da sosyal medya kürsüsünde %90’ı uyuşturucu ile anılan, topluma hiçbir katma değer sunmayan tiplemeler gençlere rol model olarak sunuluyorsa, burada "sanat özgürlüğü" değil, açık bir toplumsal suikast vardır. Ve bu suikasta karşı ilk barikat vatandaşın isyanı değil, devletin sarsılmaz iradesi olmalıdır. ​Vatandaş vergisini veriyor, çocuklarını bu vatana hayırlı birer evlat olarak yetiştirmeye çalışıyor ve huzurlu bir yaşam istiyor. Kendi değerlerini korumak için her gün sosyal medyada savaş vermek, sokakta tepki örgütlemek vatandaşın asli görevi olmamalıdır. Vatandaşın devletten beklentisi nettir: Gözetmek, korumak ve önlemek. ​İlgili tüm bakanlıklar, denetleyici kurullar ve yerel mülki amirler halkın sabrının taşmasını beklemeden, yasal yetkilerini kararlılıkla kullanmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kamu düzeni tepkilerle değil, zamanında alınan cesur tedbirlerle korunur. Geleceğimizi korumak için devletin ilgili mercilerini, sorumluluklarının gereğini amasız, fakatsız yapmaya davet ediyoruz.
Ekleme Tarihi: 17 Temmuz 2026 -Cuma
Mahmut Eraslan

Sosyal Medya Adaleti Değil, Devlet Müdahalesi!

Toplumların ayakta kalmasını sağlayan yegâne güç, sadece yasaların varlığı değil; o yasaların toplumsal ahlakı, aileyi ve geleceğimiz olan gençliği korumak adına zamanında ve kararlılıkla uygulanmasıdır. Son dönemde "sanat", "tiyatro" ya da "bireysel özgürlük" maskesi arkasına sığınarak sergilenen müstehcenlik, uyuşturucu özendirme ve yozlaşmış tiplemeler, toplum vicdanında derin yaralar açmaya devam ediyor. Ancak burada asıl sorgulanması gereken, bu sınır tanımaz taşkınlıkları yapan marjinal gruplardan ziyade; bu ifsadın önünü kesecek olan devletin ilgili mercilerinin müdahalede gecikmesidir.

​Bugün sahne sanatları adı altında gençliğin önüne sürülen ahlaksızlıkların, müstehcenliğin lgbt vb yaygınlaştırılması çabaları karşısında, vatandaşın sosyal medyada tepki vermesiyle harekete geçilmesi sorunu çözmüyor.

Biz ne zamandan beri kötülüğe ve yozlaşmaya dur demek için halkın infialini bekler olduk?

​Hukuk devletinin en temel karakteri "önleyici" olmasıdır. Yangın çıktıktan sonra itfaiye çağırmak bir zorunluluktur; ancak asıl başarı, yangının çıkmasına neden olacak usulsüzlüklere en baştan geçit vermemektir. ​Devletin kurumları, toplumun sinir uçlarıyla oynayan bu tür faaliyetleri daha sahneye taşınmadan, henüz hazırlık aşamasındayken denetlemek ve yasal ölçüleri koymakla mükelleftir.

​Her fırsatta önümüze sürülen "özgürlük" klişeleri artık toplumun dimağını yormuş durumdadır. Dünyanın hiçbir düzeninde sınırsız, kuralsız ve başıboş bir özgürlük tanımı yoktur. Özgürlük, bir başkasının hakkının başladığı yerde bittiği gibi; toplumsal ahlakın, kamu düzeninin ve nesillerin korunması ihtiyacının doğduğu yerde de sınırlandırılmak zorundadır. Sanat, toplumun ruhunu yüceltmek için vardır; onu uyuşturucu bataklığına, müstehcenliğe ve kimliksizliğe sürüklemek için bir aparat olarak kullanılamaz.

​Eğer bir tiyatro sahnesinde ya da sosyal medya kürsüsünde %90’ı uyuşturucu ile anılan, topluma hiçbir katma değer sunmayan tiplemeler gençlere rol model olarak sunuluyorsa, burada "sanat özgürlüğü" değil, açık bir toplumsal suikast vardır. Ve bu suikasta karşı ilk barikat vatandaşın isyanı değil, devletin sarsılmaz iradesi olmalıdır.

​Vatandaş vergisini veriyor, çocuklarını bu vatana hayırlı birer evlat olarak yetiştirmeye çalışıyor ve huzurlu bir yaşam istiyor. Kendi değerlerini korumak için her gün sosyal medyada savaş vermek, sokakta tepki örgütlemek vatandaşın asli görevi olmamalıdır. Vatandaşın devletten beklentisi nettir: Gözetmek, korumak ve önlemek.

​İlgili tüm bakanlıklar, denetleyici kurullar ve yerel mülki amirler halkın sabrının taşmasını beklemeden, yasal yetkilerini kararlılıkla kullanmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kamu düzeni tepkilerle değil, zamanında alınan cesur tedbirlerle korunur. Geleceğimizi korumak için devletin ilgili mercilerini, sorumluluklarının gereğini amasız, fakatsız yapmaya davet ediyoruz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat