Kahve Kitap
Mahmut Eraslan
Köşe Yazarı
Mahmut Eraslan
 

Modern Putlara Karşı İbrahimi Duruş

Dünyanın; sahte ilahların ve geçici heveslerin kuşatması altında olduğu bir çağda  "Kurban", sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir özgürleşme manifestosudur. Şirk düzeninin her gün farklı maskelerle insanlığı "kurban" seçtiği, modern prangaların ruhları hapsettiği bir vasatta kurban; ilahi rızaya giden yol üzerindeki tüm barikatları yıkan, tevhid merkezli bir eylemdir. ​Kurban, her şeyden önce bir reddediştir. İnsanların makamla, parayla, güçle veya ideolojilerle adeta "ilahlığa" soyunduğu bir düzende; müminin elindeki İbrahimî baltadır.Hz. İbrahim’in puthaneye girip o cansız heykelleri paramparça etmesi gibi, kurban ibadeti de modern insanın kalbinde büyüttüğü "vazgeçilmez" sandığı putları yerle bir eder. Bu ibadet, sahte tanrılara ve onların dayattığı sömürü düzenine verilen en net mesajdır: ​"Göklerin ve yerin mülkü yalnızca Allah’ındır." ​İbrahimî Sabır, İsmailî Rıza ​Kurbanın ruhu, iki büyük peygamberin şahsında tecelli eden muazzam bir dengede gizlidir. Bir yanda yaşlılığında kendisine lütfedilen ciğerparesini Allah için feda etmeye hazır bir babanın, Hz. İbrahim’in sarsılmaz sabrı; diğer yanda babasına "Babacığım, sana emrolunanı yap!" diyecek kadar duru bir tevekküle sahip olan evladın, Hz. İsmail’in tereddütsüz teslimiyeti... ​ Kurban; nefsin bitmek bilmeyen arzularını, dünyevi hırsları ve kibri, İsmailî bir boyun büküşle Allah’ın iradesine feda edebilmektir. ​En'am Suresi 162. ayetteki ilahi ferman, bu eylemin varlık sebebidir: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir." Kurban, bu ayetin hayata izdüşümüdür ve şu dört ana sütun üzerinde yükselir: Amelin içine hiçbir dünyevi çıkarı karıştırmadan, sadece "O" razı olsun diye niyetlenmek. Akıl ve mantığın ötesinde, kalbin mutlak itaatle huzur bulması. Bölüşmenin bereketiyle toplumsal yaraları sarmak, "ben"den "biz"e hicret etmek. ​Sahte ışıklara aldanmadan; cennete ve Cemalullah’a doğru emin adımlarla yürümek. ​ Kurban bir bilinç, bir temsil ve tam bir teslimiyettir. Tüm tâğutlardan (haddi aşan sahte otoritelerden) uzaklaşarak, mutlak hakikate yakınlaşmadır. ​ Her Kurban Bayramı bize şunu hatırlatır: Allah’a ulaşacak olan ne kurbanın etidir ne de kanı; O’na vasıl olacak tek şey bizim takvamızdır. Eğer kestiğimiz kurban bizi bencil duygularımızdan, modern dünyanın dayattığı "tüketim ilahından" ve kendi egomuzun parmaklıklarından koparıp Allah’a yaklaştırıyorsa; işte o zaman gerçek bir bayramdan söz edebiliriz.
Ekleme Tarihi: 25 Nisan 2026 -Cumartesi
Mahmut Eraslan

Modern Putlara Karşı İbrahimi Duruş

Dünyanın; sahte ilahların ve geçici heveslerin kuşatması altında olduğu bir çağda  "Kurban", sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir özgürleşme manifestosudur.

Şirk düzeninin her gün farklı maskelerle insanlığı "kurban" seçtiği, modern prangaların ruhları hapsettiği bir vasatta kurban; ilahi rızaya giden yol üzerindeki tüm barikatları yıkan, tevhid merkezli bir eylemdir.

​Kurban, her şeyden önce bir reddediştir. İnsanların makamla, parayla, güçle veya ideolojilerle adeta "ilahlığa" soyunduğu bir düzende; müminin elindeki İbrahimî baltadır.Hz. İbrahim’in puthaneye girip o cansız heykelleri paramparça etmesi gibi, kurban ibadeti de modern insanın kalbinde büyüttüğü "vazgeçilmez" sandığı putları yerle bir eder. Bu ibadet, sahte tanrılara ve onların dayattığı sömürü düzenine verilen en net mesajdır: ​"Göklerin ve yerin mülkü yalnızca Allah’ındır." ​İbrahimî Sabır, İsmailî Rıza ​Kurbanın ruhu, iki büyük peygamberin şahsında tecelli eden muazzam bir dengede gizlidir.

Bir yanda yaşlılığında kendisine lütfedilen ciğerparesini Allah için feda etmeye hazır bir babanın, Hz. İbrahim’in sarsılmaz sabrı; diğer yanda babasına "Babacığım, sana emrolunanı yap!" diyecek kadar duru bir tevekküle sahip olan evladın, Hz. İsmail’in tereddütsüz teslimiyeti... ​

Kurban; nefsin bitmek bilmeyen arzularını, dünyevi hırsları ve kibri, İsmailî bir boyun büküşle Allah’ın iradesine feda edebilmektir. ​En'am Suresi 162. ayetteki ilahi ferman, bu eylemin varlık sebebidir: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir."

Kurban, bu ayetin hayata izdüşümüdür ve şu dört ana sütun üzerinde yükselir: Amelin içine hiçbir dünyevi çıkarı karıştırmadan, sadece "O" razı olsun diye niyetlenmek.

Akıl ve mantığın ötesinde, kalbin mutlak itaatle huzur bulması. Bölüşmenin bereketiyle toplumsal yaraları sarmak, "ben"den "biz"e hicret etmek. ​Sahte ışıklara aldanmadan; cennete ve Cemalullah’a doğru emin adımlarla yürümek. ​

Kurban bir bilinç, bir temsil ve tam bir teslimiyettir. Tüm tâğutlardan (haddi aşan sahte otoritelerden) uzaklaşarak, mutlak hakikate yakınlaşmadır. ​

Her Kurban Bayramı bize şunu hatırlatır: Allah’a ulaşacak olan ne kurbanın etidir ne de kanı; O’na vasıl olacak tek şey bizim takvamızdır. Eğer kestiğimiz kurban bizi bencil duygularımızdan, modern dünyanın dayattığı "tüketim ilahından" ve kendi egomuzun parmaklıklarından koparıp Allah’a yaklaştırıyorsa; işte o zaman gerçek bir bayramdan söz edebiliriz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat