İslam ümmetinin mazlum ama başı dik coğrafyalarından biri olan Moro, yıllarca süren azmin, sabrın ve fedakarlığın sembolüdür. Yüz binlerce şehidin kanıyla sulanan bu topraklarda verilen destansı mücadele, nihayetinde bir referandumla taçlanmış ve Bangsamoro Özerk Bölgesi doğmuştu.
Şüphesiz Moro direnişinin ve cihadının arkasındaki en önemli tarihi figür, kurucusu olduğu Moro İslami Kurtuluş Cephesi’ni (MILF) uzun yıllar yöneten efsanevi lider Selamet Haşim’dir. Onun 2003 yılındaki vefatının ardından hareketin liderliğini ve barış sürecinin öncülüğünü üstlenen, ömrünü İslam davasına adamış tarihi bir şahsiyet olan Birleşik Bangsamoro Adalet Partisi (UBJP) Genel Başkanı Hacı Murad İbrahim ve beraberindeki heyet, geçtiğimiz günlerde İHH İnsani Yardım Vakfı’nı ziyaret etti.
Hacı Murad İbrahim’i ve beraberindeki Moro milletvekilini dinleme imkanı bulduk. Onların ağzından döklen her kelime, sadece bir siyasi mücadelenin değil, aynı zamanda sarsılmaz bir imanın ve dava şuurunun özeti gibiydi.
Hacı Murad İbrahim ve dava arkadaşları, dün cephede işgale karşı göğüs geren birer mücahitken, barışın ardından devletin yönetim kademelerine, yani "makam koltuklarına" geçen isimler oldu. Ancak onlar, gücün ve makamın büyüsüne kapılmadan, halkları arasında hiçbir ayrım yapmadan, adaletle hizmet etmeyi bildiler. Ne var ki, dünya hayatı bir imtihan meydanıydı ve bu elit kadronun imtihanı yönetimde de bitmedi. Birlikte yol yürüdüğü insanlardan değişen olabilir mi olabilir, olmuş mu olmuş, haksızlığa uğramış mı evet ama bu haksızlık karşısında insanoğlunun öfkeye, kızgınlığa ya da intikam duygusuna kapılması beklenirken, Hacı Murad Bey’i dinlerken gıbta etmemek elde değildi. Karşımızda en ufak bir öfke, kırgınlık ya da hakaret barındırmayan, vakar sahibi bir lider vardı. En yakınlarından dahi ihanet görmüş olmasına rağmen, sabır taşını çatlatmadan, meşru zeminde mücadelesine adanmışlıkla devam ediyordu.
Makam ve mevkinin zerre kadar bozamadığı başbakanı, bu güzel insanı dinlemek, davaya olan inancımızı ve bağlılığımızı tazeledi. Dünyevi hırsların, koltuk kavgalarının ne kadar boş ve geçici olduğunu; asıl kalıcı olanın ise çizgiyi bozmadan yürümek olduğunu bizlere bir kez daha hatırlattı.
Moro dünyada ne kadar gündemden düşmüş veya bilinçli olarak düşürülmüş olursa olsun, bu anlamlı ziyaret vesilesiyle bir kez daha gördük ki; yeryüzünde İslam davasına gönül vermiş, inancından ve ilkelerinden asla taviz vermemiş sarsılmaz kardeşlerimiz var. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; bu davayı unutturmamak, yeniden gündeme taşımak, dualarımızla ve infaklarımızla bu aziz kardeşlerimizin elinden tutmaktır.
Vefanın ve Misyonun Adı: İHH
Bu anlamlı buluşmada, Filipinler'in güneyinde Moro Barış Süreci İzleme Heyeti Üyesi, İHH Mütevelli Heyeti Başkan Vekilimiz Hüseyin Oruç Bey’in Moro davası için yıllardır sergilediği samimi ve gayretli çalışmaların takdire şayanlığına bir kez daha şahit olduk. Aynı şekilde sahada, Moro’da aktif görev yapan İHH İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Moro Temsilcisi Ömer Kesmen Bey’in emekleri de bu büyük tablonun en değerli parçalarından biridir.
Bu vesileyle şunu net bir şekilde ifade etmek gerekir: İHH, sadece bilinen klasik insani yardım faaliyetlerinin çok ötesinde, derin bir ufuk,vizyon ve misyon sahibi bir kurumdur.
Moro’dan Gazze’ye uzanan bu şanlı direniş hattında, dualarımız ve kalbimiz her daim adalet arayanlarla birliktedir. Başta Gazze olmak üzere, dünyanın dört bir yanında izzetle direnen tüm mücahitlere Allah’tan tez zamanda zaferler niyaz ediyoruz.
Nerede İslam davasına gönül veren, bu uğurda mücadele eden bir mazlum veya mücahit varsa, onun yanında olmak ve bu yolun hakkını vermek hepimizin ortak çabası olmalıdır.
Rabbim, mal ve makam sahiplerine bu mukaddes davaya hakkıyla hizmet edebilmeyi; maddi destek, sarsılmaz bir irade ve infak gücüyle bu yolda sabit kadem kalabilmeyi nasip eylesin.

