Kahve Kitap
Mahmut Eraslan
Köşe Yazarı
Mahmut Eraslan
 

Vefa Yaşarken Güzeldir: Musallayı Beklemeden Helalleşmek !

Bizim medeniyetimiz bir vefa medeniyetidir; en azından teoride öyle olduğunu gururla söyleriz. Ancak iş pratiğe geldiğinde, bu topraklarda kadirşinaslığın çoğu zaman gecikmeli tecelli ettiği de acı bir gerçektir. İnsanların değerini anlamak, emeklerini taltif etmek için genellikle fani dünyadan göçüp gitmelerini bekleriz. Hayatını bir davaya, topluma, gençliğe adamış isimler sessiz sedasız aramızdan ayrılır; sonra musalla taşının başında o malum soru sorulur: "Merhumu nasıl bilirdiniz?" ​Cemaat hep bir ağızdan "İyi bilirdik" der, helallik alınır ve perde kapanır. Peki, neden hep son görev? Neden bu teşekkürleri, takdirleri ve helallikleri insanımız hayattayken, kulakları duyarken, kalbi çarparken sunmuyoruz? ​İşte tam da bu yüzden, geçtiğimiz günlerde Adana’da şahit olduğumuz müstesna bir program, ezberleri bozan ve hepimize ders niteliğinde olan bir duruşu ortaya koydu. ​Adana’da çeyrek asır boyunca, yani dile kolay tam 25 yıl eğitimci olarak hizmet veren, dokunmadık genç yürek bırakmayan bir isim: Yaşar Çıraklı. Kendisi artık Adana’daki görevini tamamlayarak memleketi Kayseri’ye dönüyor, hizmet bayrağını orada dalgalandırmaya devam edecek. ​Yaşar Çıraklı, sadece sınıflara hapsolmuş bir öğretmen olmadı hiçbir zaman. Sivil toplum kuruluşları arasında müstesna bir yere sahip olan SAKİDER’in başkanı olarak, yardımlaşma ve dayanışma adına muazzam bir performans ortaya koydu. O, çocuklara ve gençlere sadece teorik bilgiler aktarmadı; adeta hayatın içine dokundu. Sosyal ve kültürel etkinliklerle, kurduğu izci kulübüyle yüzlerce gencin elinden tuttu, onlara bir vizyon kazandırdı, milli ve manevi değerleri yaşayarak öğretti. ​Yolumuzun birçok noktada kesiştiği, hayırda yarışırken omuz omuza verdiğimiz, samimiyetine ve gayretine bizzat şahit olduğumuz kıymetli bir kardeşimizdir. Biz kendisini hep "iyi bildik", hayırlı hizmetlerine şahidiz. Yolu da bahtı da açık olsun, Adana’ya kattığı tüm güzellikler için şehre bıraktığı sadaka-i cariye hükmündeki izler adına ona minnettarız. ​Ancak bu ayrılığın arkasında, Yaşar Bey’in hizmetleri kadar konuşulması ve alkışlanması gereken bir diğer husus var: SAKİDER yönetiminin ortaya koyduğu o asil tavır. ​Yönetimdeki kardeşlerimiz, "Giden gidiyor, arkasından bir teşekkür mesajı yayınlarız" kolaycılığına kaçmadılar. Bu işlere ömrünü, gecesini gündüzünü adamış bir değerimize, tam da yakışır şekilde bir "Vefa Gecesi" düzenlediler. İnsanların belli mevkilere, makamlara geldikten sonra geçmişteki yol arkadaşlarını kolayca unuttuğu, bunca emeğin ve yatırımın görmezden gelindiği bir çağda, bu vefa programı örnek/öncü oldu… ​Kişi kendisi bir taltif, bir teşekkür beklemeyebilir; halis niyetle yola çıkanın ödülü zaten bellidir. ​ ​SAKİDER yönetimini, bu anlamlı projeyi planlayan, emeği geçen tüm kardeşlerimi yürekten tebrik ediyorum. Bu güzel organizasyonun, sadece bir veda gecesi olarak kalmamasını, şehrimizdeki ve ülkemizdeki tüm sivil toplum kuruluşlarına, kurumlara örnek olmasını diliyorum. Değerlerimizi hayattayken taçlandırmayı öğrenmeliyiz. ​Yaşar Çıraklı kardeşime memleketi Kayseri’de yapacağı yeni hayır hizmetlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Haklarımız helaldir. SAKİDER yönetimine de bundan sonraki çalışmalarında başarılar temenni ediyorum. ​İnşallah yine yetimlerin yüzünü güldürecek, bu şehre değer katacak yeni projelerle, hayırlı ve şahitliklerle dolu güzel günlerde buluşmak duasıyla...
Ekleme Tarihi: 22 Haziran 2026 -Pazartesi
Mahmut Eraslan

Vefa Yaşarken Güzeldir: Musallayı Beklemeden Helalleşmek !

Bizim medeniyetimiz bir vefa medeniyetidir; en azından teoride öyle olduğunu gururla söyleriz. Ancak iş pratiğe geldiğinde, bu topraklarda kadirşinaslığın çoğu zaman gecikmeli tecelli ettiği de acı bir gerçektir. İnsanların değerini anlamak, emeklerini taltif etmek için genellikle fani dünyadan göçüp gitmelerini bekleriz. Hayatını bir davaya, topluma, gençliğe adamış isimler sessiz sedasız aramızdan ayrılır; sonra musalla taşının başında o malum soru sorulur: "Merhumu nasıl bilirdiniz?"

​Cemaat hep bir ağızdan "İyi bilirdik" der, helallik alınır ve perde kapanır. Peki, neden hep son görev? Neden bu teşekkürleri, takdirleri ve helallikleri insanımız hayattayken, kulakları duyarken, kalbi çarparken sunmuyoruz?

​İşte tam da bu yüzden, geçtiğimiz günlerde Adana’da şahit olduğumuz müstesna bir program, ezberleri bozan ve hepimize ders niteliğinde olan bir duruşu ortaya koydu.

​Adana’da çeyrek asır boyunca, yani dile kolay tam 25 yıl eğitimci olarak hizmet veren, dokunmadık genç yürek bırakmayan bir isim: Yaşar Çıraklı. Kendisi artık Adana’daki görevini tamamlayarak memleketi Kayseri’ye dönüyor, hizmet bayrağını orada dalgalandırmaya devam edecek.

​Yaşar Çıraklı, sadece sınıflara hapsolmuş bir öğretmen olmadı hiçbir zaman. Sivil toplum kuruluşları arasında müstesna bir yere sahip olan SAKİDER’in başkanı olarak, yardımlaşma ve dayanışma adına muazzam bir performans ortaya koydu. O, çocuklara ve gençlere sadece teorik bilgiler aktarmadı; adeta hayatın içine dokundu. Sosyal ve kültürel etkinliklerle, kurduğu izci kulübüyle yüzlerce gencin elinden tuttu, onlara bir vizyon kazandırdı, milli ve manevi değerleri yaşayarak öğretti.

​Yolumuzun birçok noktada kesiştiği, hayırda yarışırken omuz omuza verdiğimiz, samimiyetine ve gayretine bizzat şahit olduğumuz kıymetli bir kardeşimizdir. Biz kendisini hep "iyi bildik", hayırlı hizmetlerine şahidiz. Yolu da bahtı da açık olsun, Adana’ya kattığı tüm güzellikler için şehre bıraktığı sadaka-i cariye hükmündeki izler adına ona minnettarız.

​Ancak bu ayrılığın arkasında, Yaşar Bey’in hizmetleri kadar konuşulması ve alkışlanması gereken bir diğer husus var: SAKİDER yönetiminin ortaya koyduğu o asil tavır.

​Yönetimdeki kardeşlerimiz, "Giden gidiyor, arkasından bir teşekkür mesajı yayınlarız" kolaycılığına kaçmadılar. Bu işlere ömrünü, gecesini gündüzünü adamış bir değerimize, tam da yakışır şekilde bir "Vefa Gecesi" düzenlediler. İnsanların belli mevkilere, makamlara geldikten sonra geçmişteki yol arkadaşlarını kolayca unuttuğu, bunca emeğin ve yatırımın görmezden gelindiği bir çağda, bu vefa programı örnek/öncü oldu…

​Kişi kendisi bir taltif, bir teşekkür beklemeyebilir; halis niyetle yola çıkanın ödülü zaten bellidir. ​

​SAKİDER yönetimini, bu anlamlı projeyi planlayan, emeği geçen tüm kardeşlerimi yürekten tebrik ediyorum. Bu güzel organizasyonun, sadece bir veda gecesi olarak kalmamasını, şehrimizdeki ve ülkemizdeki tüm sivil toplum kuruluşlarına, kurumlara örnek olmasını diliyorum. Değerlerimizi hayattayken taçlandırmayı öğrenmeliyiz.

​Yaşar Çıraklı kardeşime memleketi Kayseri’de yapacağı yeni hayır hizmetlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Haklarımız helaldir. SAKİDER yönetimine de bundan sonraki çalışmalarında başarılar temenni ediyorum.

​İnşallah yine yetimlerin yüzünü güldürecek, bu şehre değer katacak yeni projelerle, hayırlı ve şahitliklerle dolu güzel günlerde buluşmak duasıyla...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat