Bir önceki yazımızda, iğneyi kendimize batırmış, gençlerin gözünden kendi camiamıza, Müslümanlara yöneltilen sitemleri ele almıştık. Bir iç muhasebe ve özeleştiri yaparak hatalarımızı, eksiklerimizi ve örnek olma noktasındaki zafiyetlerimizi açık yüreklilikle kabul etmemiz gerektiğini vurgulamıştık. Evet, büyükler olarak sorumluluklarımız var ve bu sorumlulukların hakkını her zaman veremediğimiz bir gerçek.
Lakin bugün, o yazının bir devamı niteliğinde, madalyonun diğer yüzünü çevirmek ve genç kardeşlerimizle baş başa, samimi bir iç dünya muhasebesi yapmak istiyoruz. Sitemlerinizde ne kadar haklı paylar varsa, bu soruları kendinize sormanızda da o kadar büyük bir mecburiyet var.
Soruyoruz: Gençler, Allah’ın koyduğu kılık kıyafet ölçüleri, ahlak kuralları ve çizdiği yaşam tarzı apaçık ortadayken; önünüzdeki birtakım şahısların, kurumların veya yapıların zafiyet içinde olması, sizin ters istikamete gitmenizi mi gerektirir?
Birilerinin samimiyetsizliği, sizin İslam dinine karşı soğumanıza, sırt dönmenize ya da tavır almanıza haklı bir gerekçe olabilir mi?
Unutmayalım ki, kişilerin eksiklikleri İslam’ın eksikliği değildir. Şahıslar fanidir, hata yapar, yoldan sapabilir veya güçsüz düşebilir. Ancak Allah’ın hükümleri sabittir ve kıyamete kadar geçerliliğini koruyacaktır. En nihayetinde, bu dünyada tercih ettiğimiz yaşam tarzı, ahiretteki ebedi yerimizi belirleyecek.
İslam dini, bizlere sadece ötelerin müjdesini vermiyor; aynı zamanda bu dünyada da daha onurlu, daha tutarlı, dürüst ve samimi bir hayat yaşamayı tavsiye ediyor. Ahirette ise ebedi bir mutluluk vaat ediyor.
Bu yüzden, birilerine kızarak, gücenerek ya da "Önümüzde doğru düzgün bir örnek yok!" diyerek doğrulardan, iyilikten, Allah’a ibadet ve itaatten yüz çeviremeyiz. Başkasının yanlışı, bizim doğrumuz olamaz. Başkasının günahı, bizi kendi sevaplarımızdan alıkoymamalıdır.
Şimdi sıra sizde. Sizlerden ricamız, kendinizi bir an evvel gözden geçirmeniz, hatalardan ve modern zamanların getirdiği kusurlardan geri adım atmanızdır. Madem büyüklerinizde aradığınız o kusursuz örnekliği bulamıyorsunuz; o halde o örnek hayatı, o dik duruşu, o asil karakteri siz ortaya koyun.
Siz büyüklerinize örnek olun. Siz yaşantınızla, dürüstlüğünüzle, samimiyetinizle bizleri mahcup edin. "Siz yapamadınız ama bakınız İslam nasıl yaşanırmış" diyerek rehberliği siz ele alın.

