Kahve Kitap
Mahmut Eraslan
Köşe Yazarı
Mahmut Eraslan
 

Dua ile Meyhane Açmak!

Siyasetin, popülizmin ve "her kesime şirin görünme" çabasının geldiği son nokta maalesef Muğla’nın Fethiye ilçesinde gözler önüne serildi. Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Çelik ve CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Veli Uysal’ın katılımıyla bir meyhane açılışı yapıldı. Buraya kadar her şey yerel siyasetin ve sosyal hayatın olağan akışı içinde görülebilir. Ancak işin içine öyle bir "absürtlük" dahil edildi ki, kelimeler kıyafetsiz kaldı: Meyhane, eller semaya kaldırılarak dualarla açıldı! Bu manzarayı gören herkesin aklına ilk şu soru geliyor: Bu bir cehalet örneği mi, yoksa bilerek tasarlanmış, dikkat çekme amaçlı planlı bir program mı? ​Her iki ihtimal de birbirinden vahim. Eğer cehaletse, oturduğu koltuğun, temsil ettiği kitlenin ve en önemlisi inandığını iddia ettiği dinin temel kurallarından habersiz bir idareci profiliyle karşı karşıyayız demektir. Yok, eğer bu bir "plan" ise, toplumun sinir uçlarıyla oynamak, bir yerlere mesaj vermek adına kutsalları alet etmek tam bir aymazlıktır. Her hâlükârda ortada tek bir gerçek var: İşin sulandırıldığı ve ciddiyetten uzaklaşıldığı nettir. ​İnancımıza göre İslam, içkiyi net bir şekilde haram kılmıştır. Hadis-i şerifte boşuna denmemiştir; "İçki, tüm kötülüklerin anasıdır." Hem bireysel sağlığı dinamitleyen hem de toplumsal huzuru, aile yapısını derinden sarsan bir illetin başlangıcında Allah’ın adını anmak, O’ndan bereket dilenmek akıl tutulmasından başka ne ile açıklanabilir? ​Soruyoruz: ​Haram kılınan bir mekânda neyin bereketi olacak? ​Yaradan'ın yasakladığı bir fiilin işleneceği kapıda, hangi yüzle "Amin" denilir? ​"Tepki Gösterenleri Allah'a Havale Ediyorum" Komedisi ​İşin trajikomik boyutu ise burada bitmedi. O açılışta ellerini açıp dua ettiren emekli imamdan, adeta şaka gibi bir açıklama geldi. Kendisine yöneltilen haklı tepkiler karşısında özeleştiri yapmak yerine, tepki gösterenleri Allah’a havale ettiğini söyledi. ​Bir din görevlisinin, dinin en temel kaidelerinin bu derece çiğnenmesine ve magazinleştirilmesine aracılık edip, üstüne bir de haklı infiali "Allah'a havale" ile savuşturmaya çalışması, ironinin zirvesidir. Yapılacak başka iş mi kalmadı ki, toplumu manen ve bedenen zehirleyen bir mekânın kurdelesini kesmek, üstelik bunu bir inanç ritüeline çevirmek başarı sayılıyor? İçki ile eğlence sektörüyle hizmet mi olur? ​Bu yapılan, hem mantık açısından hem de manevi açıdan baştan aşağı yanlış bir tercihtir. Muhafazakar seçmene sempatik görünmeye çalışırken komik duruma düşenler, diğer taraftan seküler yaşam tarzını savunanları da kendilerine güldürmüştür. ​Toplum olarak artık bu tarz "göz boyama" hamlelerinden, içten pazarlıklı sahte hoşgörü gösterilerinden bıktık. İnançlar, siyasi şovların ya da ticari reklamların mezesi değildir, olamaz. ​Milletin karşısına çıkan yöneticilerden ve toplum önündeki isimlerden beklenen tek bir şey var: Biraz daha samimiyet, biraz daha ciddiyet! ​İnandığınız gibi yaşayın ya da yaşadığınız gibi görünün; ama lütfen toplumun kutsallarıyla, değerleriyle ve aklıyla alay etmeyin. Çünkü bu millet, duaların nerede edileceğini de, kimlerin hangi niyetle el açtığını da çok iyi biliyor.
Ekleme Tarihi: 18 Mayıs 2026 -Pazartesi
Mahmut Eraslan

Dua ile Meyhane Açmak!

Siyasetin, popülizmin ve "her kesime şirin görünme" çabasının geldiği son nokta maalesef Muğla’nın Fethiye ilçesinde gözler önüne serildi. Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Çelik ve CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Veli Uysal’ın katılımıyla bir meyhane açılışı yapıldı. Buraya kadar her şey yerel siyasetin ve sosyal hayatın olağan akışı içinde görülebilir. Ancak işin içine öyle bir "absürtlük" dahil edildi ki, kelimeler kıyafetsiz kaldı: Meyhane, eller semaya kaldırılarak dualarla açıldı!

Bu manzarayı gören herkesin aklına ilk şu soru geliyor: Bu bir cehalet örneği mi, yoksa bilerek tasarlanmış, dikkat çekme amaçlı planlı bir program mı?

​Her iki ihtimal de birbirinden vahim. Eğer cehaletse, oturduğu koltuğun, temsil ettiği kitlenin ve en önemlisi inandığını iddia ettiği dinin temel kurallarından habersiz bir idareci profiliyle karşı karşıyayız demektir. Yok, eğer bu bir "plan" ise, toplumun sinir uçlarıyla oynamak, bir yerlere mesaj vermek adına kutsalları alet etmek tam bir aymazlıktır. Her hâlükârda ortada tek bir gerçek var: İşin sulandırıldığı ve ciddiyetten uzaklaşıldığı nettir.

​İnancımıza göre İslam, içkiyi net bir şekilde haram kılmıştır. Hadis-i şerifte boşuna denmemiştir; "İçki, tüm kötülüklerin anasıdır." Hem bireysel sağlığı dinamitleyen hem de toplumsal huzuru, aile yapısını derinden sarsan bir illetin başlangıcında Allah’ın adını anmak, O’ndan bereket dilenmek akıl tutulmasından başka ne ile açıklanabilir?

​Soruyoruz:

​Haram kılınan bir mekânda neyin bereketi olacak?

​Yaradan'ın yasakladığı bir fiilin işleneceği kapıda, hangi yüzle "Amin" denilir?

​"Tepki Gösterenleri Allah'a Havale Ediyorum" Komedisi

​İşin trajikomik boyutu ise burada bitmedi. O açılışta ellerini açıp dua ettiren emekli imamdan, adeta şaka gibi bir açıklama geldi. Kendisine yöneltilen haklı tepkiler karşısında özeleştiri yapmak yerine, tepki gösterenleri Allah’a havale ettiğini söyledi.

​Bir din görevlisinin, dinin en temel kaidelerinin bu derece çiğnenmesine ve magazinleştirilmesine aracılık edip, üstüne bir de haklı infiali "Allah'a havale" ile savuşturmaya çalışması, ironinin zirvesidir.

Yapılacak başka iş mi kalmadı ki, toplumu manen ve bedenen zehirleyen bir mekânın kurdelesini kesmek, üstelik bunu bir inanç ritüeline çevirmek başarı sayılıyor? İçki ile eğlence sektörüyle hizmet mi olur?

​Bu yapılan, hem mantık açısından hem de manevi açıdan baştan aşağı yanlış bir tercihtir. Muhafazakar seçmene sempatik görünmeye çalışırken komik duruma düşenler, diğer taraftan seküler yaşam tarzını savunanları da kendilerine güldürmüştür.

​Toplum olarak artık bu tarz "göz boyama" hamlelerinden, içten pazarlıklı sahte hoşgörü gösterilerinden bıktık. İnançlar, siyasi şovların ya da ticari reklamların mezesi değildir, olamaz.

​Milletin karşısına çıkan yöneticilerden ve toplum önündeki isimlerden beklenen tek bir şey var: Biraz daha samimiyet, biraz daha ciddiyet!

​İnandığınız gibi yaşayın ya da yaşadığınız gibi görünün; ama lütfen toplumun kutsallarıyla, değerleriyle ve aklıyla alay etmeyin. Çünkü bu millet, duaların nerede edileceğini de, kimlerin hangi niyetle el açtığını da çok iyi biliyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat