Kahve Kitap
Abdullah Sevim Kulfani
Köşe Yazarı
Abdullah Sevim Kulfani
 

Filistin Yolcusu Olmak

Bir Konvoydan Daha Fazlası... "İnsan hayata bir defa gelir." Bu söz çoğu zaman "anı yaşamak", "hayatı dolu dolu tüketmek" anlamında kullanılır. Oysa ben bu cümleye farklı bir pencereden bakıyorum. İnsan gerçekten de bu dünyaya yalnızca bir kez gelir. Öyleyse bu tek ömrü sadece kendisi için değil, insanlık adına, adalet adına, mazlumlar adına ve Allah'ın rızasını kazanacak ulvi gayeler uğruna yaşayabilmelidir. İşte Filistin Konvoyu bana tam da bunu hatırlatıyor. Modern dünyanın insanı yalnızlaştırdığı, milyonlarca insanın aynı şehirlerde yaşadığı hâlde birbirine yabancılaştığı bir çağda; farklı ülkelerden, farklı dillerden ve hatta farklı dinlerden insanların aynı vicdan etrafında kenetlenmesi, yalnızca bir yolculuk değil; insanlığın yeniden ayağa kalkışıdır. Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan Gazze için üzülüyor. Boykot ediyor, dua ediyor, yardım gönderiyor. Fakat pek çoğumuzun yüreğinde aynı soru yankılanıyor: "Ben daha ne yapabilirim?" İşte Filistin Konvoyu, bu soruya verilen fiilî bir cevaptır. Bu yolculuk; yalnızca kilometre kat etmek değil, vicdanın harekete geçmesidir. Sadece sınırları aşmak değil, korkuları aşabilmektir. Sadece Gazze'ye ulaşma arzusu değil, insanlığın onurunu yeniden ayağa kaldırma iradesidir. Bosna Hersek'in Srebrenitsa şehrinden başlayan bu uzun yolculuk, yaşanmış bir soykırımın hafızasını, bugün Gazze'de yaşanan zulümle buluşturuyor. Yol boyunca farklı milletlerden, farklı kültürlerden insanlar tek bir ortak paydada buluşuyor: Özgür Filistin... Ve aslında daha büyük bir hakikat... İnsan onuru. Konvoy bugün bereketli Çukurova topraklarından geçerken yalnızca araçlar ilerlemiyor; umut ilerliyor, kardeşlik ilerliyor, vicdan ilerliyor. Bu yolculukta en dikkat çekici örneklerden biri de Fransız vatandaşı Sebastian'ın İslam ile tanışarak Yusuf adını almasıdır. Bu hadise bize gösteriyor ki bazen bir insanı kitaplardan çok yaşayan örneklik etkiler. Samimi duruşlar, fedakârlıklar ve ihlas, kalplerde hiç umulmadık kapılar açabilir. Filistin Konvoyu, konuşmanın ötesine geçen insanların yolculuğudur. Bu konvoyda; eşini, çocuklarını, işini, memuriyetini, rahatını ve konforunu geride bırakıp Allah'ın rızası için yola çıkan insanlar var. Onlar, yalnızca Gazze'deki çocuklara destek vermek için değil; insanlığın suskun vicdanını uyandırmak için yürüyorlar. Çünkü bazen bir adım, binlerce cümleden daha güçlüdür. Bugün dünyanın en büyük problemlerinden biri, hakikati bilmesine rağmen yerinden kıpırdamayan insanların çoğalmasıdır. Oysa tarih, konuşanları değil; yürüyenleri hatırlar. Filistin Konvoyu, yarınlara taşınacak böyle bir yürüyüştür. Silahların gölgesinde bile cesaretin mümkün olduğunu gösteren bir yürüyüş... Uçakların, bombaların ve teknolojik üstünlüğün karşısında; imanla, sabırla ve vakar içinde dimdik durabilmenin mümkün olduğunu gösteren bir yürüyüş... Bu yürüyüş, zalimlere benzeyerek değil; onlardan ahlakça daha yüksekte durarak mücadele edilebileceğini ilan ediyor. Konvoy boyunca yükselen tekbir sesleri yalnızca bir slogan değildir. O sesler; Allah'ın büyüklüğünü ilan eden, korkunun yalnızca O'na ait olduğunu haykıran bir teslimiyetin ifadesidir. Bir elde kardeşlik... Bir elde özgürlük... Bir gönülde Mescid-i Aksa sevdası... Ve bütün bunların merkezinde Allah'a kulluk bilinci... Bugün Filistin yolcusu olmak herkese nasip olmayabilir. Ancak Filistin hassasiyetini kalbinde diri tutmak, mazlumun yanında saf tutmak ve adalet mücadelesinin bir parçası olabilmek her mümin için mümkündür. İnanıyorum ki bu samimiyetle yaşayanlar için Rabbimiz nice hayırlı kapılar açacaktır. Belki bir gün hep birlikte özgür Kudüs sokaklarında buluşur, Mescid-i Aksa'nın avlusunda secdeye kapanır ve bugün kurulan bu umut cümlelerini birlikte hatırlarız. O gün gelinceye kadar vazifemiz; umudu diri tutmak, adaletin sesini kısmamak ve mazlumun yanında olmaktan vazgeçmemektir. Rabbim, Filistin Konvoyu'na katılan bütün kardeşlerimizin yollarını açık eylesin. Onlara hayırla menzile ulaşmayı, izzetlerini muhafaza ederek mücadele etmeyi nasip etsin. Zalimlerin kalplerine korku, mazlumların gönüllerine umut düşürsün. Ve bizleri de yalnızca konuşanlardan değil; gerektiğinde hakkın yanında yürüyebilen kullarından eylesin. Âmin. Abdullah Sevim Kulfani
Ekleme Tarihi: 07 Ağustos 2026 -Cuma
Abdullah Sevim Kulfani

Filistin Yolcusu Olmak

Bir Konvoydan Daha Fazlası...

"İnsan hayata bir defa gelir."

Bu söz çoğu zaman "anı yaşamak", "hayatı dolu dolu tüketmek" anlamında kullanılır. Oysa ben bu cümleye farklı bir pencereden bakıyorum. İnsan gerçekten de bu dünyaya yalnızca bir kez gelir. Öyleyse bu tek ömrü sadece kendisi için değil, insanlık adına, adalet adına, mazlumlar adına ve Allah'ın rızasını kazanacak ulvi gayeler uğruna yaşayabilmelidir.

İşte Filistin Konvoyu bana tam da bunu hatırlatıyor.

Modern dünyanın insanı yalnızlaştırdığı, milyonlarca insanın aynı şehirlerde yaşadığı hâlde birbirine yabancılaştığı bir çağda; farklı ülkelerden, farklı dillerden ve hatta farklı dinlerden insanların aynı vicdan etrafında kenetlenmesi, yalnızca bir yolculuk değil; insanlığın yeniden ayağa kalkışıdır.

Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan Gazze için üzülüyor. Boykot ediyor, dua ediyor, yardım gönderiyor. Fakat pek çoğumuzun yüreğinde aynı soru yankılanıyor:

"Ben daha ne yapabilirim?"

İşte Filistin Konvoyu, bu soruya verilen fiilî bir cevaptır.

Bu yolculuk; yalnızca kilometre kat etmek değil, vicdanın harekete geçmesidir. Sadece sınırları aşmak değil, korkuları aşabilmektir. Sadece Gazze'ye ulaşma arzusu değil, insanlığın onurunu yeniden ayağa kaldırma iradesidir.

Bosna Hersek'in Srebrenitsa şehrinden başlayan bu uzun yolculuk, yaşanmış bir soykırımın hafızasını, bugün Gazze'de yaşanan zulümle buluşturuyor. Yol boyunca farklı milletlerden, farklı kültürlerden insanlar tek bir ortak paydada buluşuyor:

Özgür Filistin...

Ve aslında daha büyük bir hakikat...

İnsan onuru.

Konvoy bugün bereketli Çukurova topraklarından geçerken yalnızca araçlar ilerlemiyor; umut ilerliyor, kardeşlik ilerliyor, vicdan ilerliyor.

Bu yolculukta en dikkat çekici örneklerden biri de Fransız vatandaşı Sebastian'ın İslam ile tanışarak Yusuf adını almasıdır. Bu hadise bize gösteriyor ki bazen bir insanı kitaplardan çok yaşayan örneklik etkiler. Samimi duruşlar, fedakârlıklar ve ihlas, kalplerde hiç umulmadık kapılar açabilir.

Filistin Konvoyu, konuşmanın ötesine geçen insanların yolculuğudur.

Bu konvoyda; eşini, çocuklarını, işini, memuriyetini, rahatını ve konforunu geride bırakıp Allah'ın rızası için yola çıkan insanlar var. Onlar, yalnızca Gazze'deki çocuklara destek vermek için değil; insanlığın suskun vicdanını uyandırmak için yürüyorlar.

Çünkü bazen bir adım, binlerce cümleden daha güçlüdür.

Bugün dünyanın en büyük problemlerinden biri, hakikati bilmesine rağmen yerinden kıpırdamayan insanların çoğalmasıdır. Oysa tarih, konuşanları değil; yürüyenleri hatırlar.

Filistin Konvoyu, yarınlara taşınacak böyle bir yürüyüştür.

Silahların gölgesinde bile cesaretin mümkün olduğunu gösteren bir yürüyüş...

Uçakların, bombaların ve teknolojik üstünlüğün karşısında; imanla, sabırla ve vakar içinde dimdik durabilmenin mümkün olduğunu gösteren bir yürüyüş...

Bu yürüyüş, zalimlere benzeyerek değil; onlardan ahlakça daha yüksekte durarak mücadele edilebileceğini ilan ediyor.

Konvoy boyunca yükselen tekbir sesleri yalnızca bir slogan değildir.

O sesler; Allah'ın büyüklüğünü ilan eden, korkunun yalnızca O'na ait olduğunu haykıran bir teslimiyetin ifadesidir.

Bir elde kardeşlik...

Bir elde özgürlük...

Bir gönülde Mescid-i Aksa sevdası...

Ve bütün bunların merkezinde Allah'a kulluk bilinci...

Bugün Filistin yolcusu olmak herkese nasip olmayabilir.

Ancak Filistin hassasiyetini kalbinde diri tutmak, mazlumun yanında saf tutmak ve adalet mücadelesinin bir parçası olabilmek her mümin için mümkündür.

İnanıyorum ki bu samimiyetle yaşayanlar için Rabbimiz nice hayırlı kapılar açacaktır.

Belki bir gün hep birlikte özgür Kudüs sokaklarında buluşur, Mescid-i Aksa'nın avlusunda secdeye kapanır ve bugün kurulan bu umut cümlelerini birlikte hatırlarız.

O gün gelinceye kadar vazifemiz; umudu diri tutmak, adaletin sesini kısmamak ve mazlumun yanında olmaktan vazgeçmemektir.

Rabbim, Filistin Konvoyu'na katılan bütün kardeşlerimizin yollarını açık eylesin.

Onlara hayırla menzile ulaşmayı, izzetlerini muhafaza ederek mücadele etmeyi nasip etsin.

Zalimlerin kalplerine korku, mazlumların gönüllerine umut düşürsün.

Ve bizleri de yalnızca konuşanlardan değil; gerektiğinde hakkın yanında yürüyebilen kullarından eylesin.

Âmin.

Abdullah Sevim Kulfani

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat