PORTAKAL ÇİÇEĞİ Mİ, KÜLTÜREL İŞGAL Mİ?
Adana’da son yıllarda düzenlenen ve adına “Portakal Çiçeği Karnavalı” denilen etkinlikler, artık masum bir bahar şenliği olmaktan çıkmış; ciddi bir kültürel tartışmanın merkezine oturmuştur.
Daha önce kamuoyunda tepki çeken sözde “rakı festivali” girişimlerinin tutmaması üzerine, benzer içeriklerin daha geniş ve daha organize bir biçimde yeniden sahneye konulduğu görülmektedir. Bu kez isim değişmiş, ambalaj süslenmiş; fakat içerik aynı kalmıştır.
Bugün şehir sokaklarında sergilenen görüntüler, yerel kültürle bağ kurmaktan uzak; Batı’nın eğlence anlayışının doğrudan bir yansıması niteliğindedir. Üstelik bu süreçte bazı resmi kurumların da dolaylı şekilde bu organizasyonlara zemin hazırlaması, meselenin boyutunu daha da büyütmektedir.
ÇİÇEK TACI: BU TOPRAKLARA AİT Mİ?
Karnaval süresince sıkça görülen ve özellikle gençler arasında yaygınlaşan “çiçek tacı” kullanımı, Adana’ya veya Anadolu’ya özgü bir gelenek değildir.
Bu sembol; antik Yunan ve Roma dönemlerinden, Avrupa merkezli pagan kültürlerden beslenen bir unsurdur. Anadolu kültüründe ise bu tür bir kullanımın yaygın ve kurumsal bir karşılığı bulunmamaktadır. Bu sembolün Adana ile, Anadolu ile hiçbir ilgisi yoktur.
Dolayısıyla bu tür imgelerin “yerel kültür” adı altında sunulması, tarihsel gerçeklikle örtüşmemektedir.
Bunu “yerel kültür” diye sunmak, ya cehalettir ya da bilinçli bir yönlendirmedir.
PORTAKAL YOK, AMA KARNAVAL VAR
İşin bir diğer çarpıcı yönü ise şudur:
Adını portakaldan alan bir etkinlik, portakal üretiminin ciddi şekilde gerilediği bir zeminde yapılmaktadır. Bahçeler azalırken, semboller büyütülmektedir.
Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getirmektedir:
Gerçekten portakal mı kutlanıyor, yoksa sadece bir isim mi kullanılıyor?
Türkiye’nin farklı şehirlerinde yapılan tarım ve ürün festivallerine bakıldığında, odağın ürünün kendisi olduğu görülür. Ancak burada odak giderek farklı bir alana kaymaktadır.
Bu bir kültür yürüyüşü değil,
Bu bir taklit yürüyüşüdür.
Adana sokaklarında sergilenen görüntüler, bu şehrin tarihine, hafızasına ve kimliğine yakışmamaktadır.
Bu milletin şehit kanlarıyla yoğrulmuş sokaklarında, yabancı kültürlerin hayranlığıyla yapılan gösteriler kabul edilemez.
KORTEJLER VE TARTIŞMALI GÖRÜNTÜLER
Karnaval kortejlerinde ortaya çıkan bazı görüntüler, toplumun geniş bir kesiminde rahatsızlık oluşturmaktadır.
Eleştirilerin odağında olan konu sadece bir etkinlik değil; bu etkinliklerin hangi kültürel zemine dayandığı ve neyi temsil ettiği meselesidir.
Adana gibi köklü bir geçmişe sahip şehirde, kültürel kimliğin bu şekilde tartışmalı hale gelmesi, göz ardı edilecek bir durum değildir.
MESELE EĞLENCE DEĞİL, KİMLİK MESELESİDİR
Buradaki temel tartışma “eğlenilsin mi, eğlenilmesin mi?” değildir.
Asıl mesele şudur:
- Bu şehir kendi değerleriyle mi var olacak,
- Yoksa işgalci ithal kültürel kalıplarla mı şekillenecek?
Adana’nın portakalı, bereketi ve kültürü; tartışmalı organizasyonların vitrin süsü haline getirilmemelidir.
Eğer ortada gerçekten iyi niyetli bir kültür ve tanıtım amacı varsa, bu şehrin değerleri üzerinden, bu toprağın ruhuna uygun bir organizasyon yapılmalıdır.
Aksi halde ortaya çıkan tablo, bir festivalden çok kimlik tartışmasının sahnesi olmaya devam edecektir.

