Göztepe TOKİ Konutları bugün yalnızca bir konut projesi olarak değil, aynı zamanda vatandaşın devlete olan güveninin sınandığı bir alan haline dönüşmüş durumda.
Bir zamanlar “güvenli yaşam”, “yeni başlangıç” ve “umut” vaat edilen bu konutlarda bugün vatandaşların dilinde tek bir cümle dolaşıyor:
“Sesimizi duyan yok…”
Ortaya çıkan tablo sıradan bir site problemi değil. Bu mesele; yönetim anlayışının, denetim mekanizmasının ve vatandaş odaklı hizmet anlayışının sorgulanması gereken ciddi bir sosyal probleme dönüşmüş durumda.
Düşünün…
Yaklaşık 4 aydır yanmayan sokak lambaları…
Gece karanlığa gömülen yollar…
Çocukların güvenle yürüyemediği sokaklar…
Yaşlıların tedirgin olduğu kaldırımlar…
Ve tüm bunların ortasında “muhatap bulamıyoruz” diyen insanlar…
Üstelik mesele sadece aydınlatma sorunu da değil.
Evlerde rutubet olduğu görülüyor.
Tadilat taleplerinin cevapsız bırakıldığı pekçok aile tarafından ifade ediliyor.
Su baskınlarına günlerce müdahale edilmediği yaşanan bir vakıa.
Sokaklarda çökmeler meydana geliyor.
Çocuk parkları bakımsızlıktan adeta afet bölgesini andırıyor.
Daha vahimi ise şu:
Vatandaş, yönetim kaynaklı olduğunu düşündüğü arızaların faturalarının kendisine kesildiğini söylüyor.
Zaten yüksek aidat ve ısıtma giderleri altında ezilen depremzede aileler, şimdi bir de oluşan arızaların mali yüküyle karşı karşıya bırakıldıklarını ifade ediyor.
Burada sorulması gereken soru şudur:
Bu insanlar gerçekten “konut sahibi” mi oldu, yoksa yeni bir mağduriyetin içine mi sürüklendi?
Çünkü depremzede vatandaş için mesele yalnızca bir daireye yerleşmek değildir.
Asıl mesele; güvenli, sürdürülebilir ve insanca yaşayabileceği bir hayat kurabilmektir.
Ancak görünen o ki bazı bölgelerde vatandaş hâlâ temel yaşam standartlarına ulaşabilmiş değil.
Bir başka dikkat çekici konu ise ulaşım meselesi…
İddiaya göre bölgeye yalnızca tek otobüs tahsis edilmiş durumda.
O da belirli saat düzeni olmadan çalışıyor.
Otobüsün nerede duracağı şoförün beğenisine kalmış... Durak sistemi tahsis edilmemiş durumda.
Dolmuş ve minibüsler de olmasa tam bir mahrumiyet köyü.
Peki tüm bunlar yaşanırken yetkililer ne yapıyor?
İşte vatandaşların asıl cevabını aradığı soru tam olarak budur.
Çünkü vatandaş artık açıklama değil, çözüm görmek istiyor.
Bugün Göztepe TOKİ’de yükselen bu tepki aslında yalnızca bir sitenin problemi değildir.
Bu tablo; denetimsizlik, ilgisizlik ve koordinasyonsuzluğun vatandaş üzerindeki yansımasıdır.
Devlet vatandaş için vardır.
Kurumlar vatandaşı yaşatmak için vardır.
Yönetimler ise sorun üretmek için değil, sorun çözmek için vardır.
Eğer vatandaş gece karanlık sokakta yürümekten korkuyorsa…
Eğer çocuk parkları kullanılmaz haldeyse…
Eğer insanlar aidat ve faturalar altında eziliyorsa…
Eğer depremzede vatandaş kendisini unutulmuş hissediyorsa…
Ortada ciddi bir yönetim problemi var demektir.
Yetkililerin bu çağrıyı artık duyması gerekiyor.
Çünkü insanlar lüks istemiyor.
Sadece insanca yaşamak istiyor.

