Ülkemiz insanının çoğunun bilmediği, fakat yaklaşık 50 yıldır gıda yoluyla maruz kaldığı; tarımsal üretimin yapı taşları olan tohum, ilaç ve gübre alanlarındaki işgalle, “Bermuda Şeytan Üçgeni’nde kara delik misali yutularak” kuşatılmaya devam ediyoruz.
Kuşatmanın ikinci ayağında ise yabancı sermayeli ambalajlı su pazarı, ithal gıda katkı maddeleri, GDO’lu ithal yemler, yabancılara tarım arazisi satışı ve akıllı sulama sistemleri yer almaktadır.
TOHUM İŞGALİ
a) Nirit Seeds Ltd. – Hadar Am/İsrail:
Hibrit sebze tohumu şirketidir. 2023 yılında Harmoniz firması tarafından satın alınmıştır. Domates, biber, kabak, aşılı karpuz, salatalık, kavun, patlıcan ve lahana tohumu üretmektedir.
b) Origene Seeds – Rehovot/Givat Brenner/İsrail, ABD, Meksika ve İspanya:
25 ülkede pazar ağı bulunan bir sebze tohumu devidir. Karpuz, kavun, salatalık, kabak, bal kabağı, anaç (rootstock), biber ve domates tohumu üretmektedir.
c) Hazera Seeds:
Sebze tohumu ıslahçısı olarak Antalya’da faaliyet göstermektedir.
d) Zeraim Gedera/Syngenta:
Sebze tohumu alanında AR-GE çalışmaları yürütmektedir.
e) Hishtil Holding:
HTF, Hishtil’in yüzde 50 ve Toros Fidecilik’in yüzde 50 ortaklığıyla 1999 yılında Adana ve Antalya’da kurulmuştur. TEKFEN, 2022 yılında şirketteki tüm hisselerini ortağına satmıştır.
BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ (ZİRAİ İLAÇ) KUŞATMASI
ADAMA:
Çinli bir şirkete satılmış olup AR-GE ve dağıtım ağıyla sektörde faaliyet göstermektedir.
GÜBRE İŞGALİ
a) Haifa Group
b) ICL (Israel Chemicals Ltd.)
GELECEĞİN PETROLÜ OLAN İÇME SUYUNUN KUŞATILMASI
a) Nestlé Waters Grubu (İsviçre/ABD): Erikli ve Alaçam Su
b) Danone Grubu (Fransa): Hayat Su ve Sırma Su
c) DyDo Drinco (Japonya): Saka Su, Çamlıca ve Della Gıda
d) The Coca-Cola Company (ABD): Damla Su ve Turkuaz Su
e) PepsiCo (ABD): Aqua markası
Bu markalar aracılığıyla içme suyu pazarında yabancı sermaye işgalini yaşamaktayız.
İçme suyu pazarındaki ulusal ve yerel sermayeli tercihlerimiz arasında Pınar, Hamidiye, Abant, Fuska, Munzur ve Atlantis yer almaktadır. Adana ilimizde, Karaisalı’da ise yerel tercihimiz Dalga Su’dur.
İTHAL GIDA KATKI MADDELERİ İŞGALİ
Ürün etiketlerinde E kodlarıyla yer alan ve renklendiricilerden kıvam artırıcılara kadar uzanan katkı maddeleri, E100’den E1500’e kadar farklı kodlarla sınıflandırılmaktadır. Gıdalarda kullanılan ithal katkı maddelerinin üreticilerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
a) Lycored/Lyco: Gıda renklendiricileri, likopen, beta karoten ve vitamin karışımları
b) Frutarom/IFF: Aroma vericiler
c) Gadot Biochemical Industries: Sitrik asit, kalsiyum sitrat ve mineral tuzlar
d) Galam: Fruktoz şurupları ve nişasta türevleri
İTHAL HAYVAN YEMLERİ
GDO’lu soyalar: MON 89788, MON 87701, MON 87705, MON 87708 vb.
GDO’lu mısırlar: T25, MON 810, MON 863 vb.
24 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete kararıyla, yem amacıyla daha önce kullanımına izin verilen üç GDO’lu mısır ve bir GDO’lu soya çeşidinin ithalat izinleri 10 yıl daha uzatılmıştır.
Beslenmemizdeki en önemli protein kaynaklarının başında et ve süt ürünleri gelmektedir. Kaliteyi ve verimi artırmak amacıyla, iklim koşullarına ve kuraklığa dayanıklı alternatif yerli yem bitkilerinin meralarda yaygınlaştırılması ve bu alanların hayvancılık işletmelerinin kullanımına açılması gerekir.
Ancak hem canlı hayvan hem de karkas et ithalatı yetmiyormuş gibi, onlarca yıldır ithal edilen GDO’lu yemler ve yem ham maddeleri nedeniyle hayvancılık sektörü de bu işgalden payını almaya devam etmektedir.
YABANCILARA SATILAN TARIM ARAZİLERİMİZ
2022 yılı Tapu ve Kadastro verilerine göre, 745 yabancıya toplam 5.200 dekar arazi satışı yapılmıştır. Arazi satışlarında Konya ilimiz başı çekerken, alıcıların ülkelere göre sıralamasında ilk sırada Ürdün, ikinci sırada Filistin, üçüncü sırada ise İsrail yer almaktadır.
Aradan geçen dört yıldaki satışların ulaştığı boyutu siz düşünün!
AKILLI SULAMA SİSTEMLERİNDEKİ KUŞATMA
a) Netafim: Damla sulama sistemleri
b) Rivulis: Mikro sulama ve damla sulama sistemleri
c) Bermad: Tarımsal sulama ve otomasyon sistemleri
Bu şirketler, tarımsal su yönetimi alanındaki belli başlı yabancı yatırımcılar arasında yer almaktadır. Ayrıca sera yapımı ve yönetiminde de büyük rol oynamaktadırlar.
Ülkemizde hızla alev alan, fakat kısa sürede sönen tüketici bilinci; yalnızca satın almaya dayalı pasif bir tutum olmaktan çıkmalıdır. Tüketici, boykotlar ve sosyal medya örgütlenmeleri aracılığıyla fiyatları ve markaların tutumlarını düzenlemeye çalışan aktif bir aktör görevini üstlenmelidir.
“Tükenmeden tüketme” anlayışı hayatımızın merkezine yerleştikçe, boykotların hedeflerine ulaşması ve başarı kazanması kaçınılmaz olacaktır.
Kemal UĞURLUAY
Ziraat Mühendisi
Gönüllü Gıda Güvenliği Merkezi Derneği Başkanı

