Bir şehirde hukukun değeri, en güçlüye nasıl davrandığıyla değil; en zayıfa uyguladığı kuralları herkese aynı şekilde uygulayıp uygulamadığıyla ölçülür.
Son günlerde kamuoyunun gündemine oturan "Ali Usta" tartışması aslında tek bir esnafın hikâyesi değildir. Asıl mesele; belediyelerin ve kamu otoritesinin kuralları herkese eşit uygulayıp uygulamadığıdır.
Hiç kimse, "Kurallar uygulanmasın." demiyor.
Sorulan soru çok daha basit:
Kurallar herkese aynı mı uygulanıyor?
Bugün kamuoyunun cevabını merak ettiği sorular şunlardır:
Belediye logosunu taşıyan mobil satış noktaları hangi hukuki statüyle faaliyet göstermektedir?
Bu araçlar veya işletmeler kira, işgaliye harcı ya da benzeri kamu yükümlülüklerini ödüyor mu?
Parkların içine kurulan büfe ve restoranlar hangi ihale veya tahsis kararlarıyla faaliyet göstermektedir?
Kamuya ait kaldırımları masa ve sandalyelerle kullanan işletmelerin tamamının resmi izinleri var mıdır?
Varsa bu izinler hangi ölçütlere göre verilmiştir?
Yoksa neden aynı uygulama küçük esnafa yapılırken büyük işletmelere farklı davranıldığı yönünde bir algı oluşmaktadır?
Adana'nın en işlek caddelerinde kaldırımların önemli bir kısmını kullanan işletmeler ne kadar denetlenmektedir?
Son üç yılda kaç seyyar satıcı hakkında işlem yapılmıştır?
Aynı dönemde kaç restoran, kafe veya eğlence mekânı kaldırım işgali nedeniyle cezalandırılmıştır?
Zabıta denetimleri şehrin her noktasında aynı kararlılıkla mı uygulanmaktadır?
Kamu alanlarından elde edilen işgaliye ve kira gelirleri ne kadardır?
Belediyelerin amacı yalnızca küçük esnafı denetlemek midir; yoksa kamu alanını işgal eden herkese aynı hukuku uygulamak mıdır?
Bu soruların hiçbiri bir kişiyi hedef almak için sorulmuyor.
Tam tersine, hukuk devletine olan güveni güçlendirmek için soruluyor.
Çünkü hukuk seçerek uygulanıyorsa, toplumun adalet duygusu zedelenir.
Küçük esnafın da, büyük yatırımcının da, zincir işletmelerin de, belediyeye yakın olduğu düşünülen işletmelerin de aynı kurallara tabi olması gerekir.
Adaletin ölçüsü, güçlüye gösterilen hoşgörü değil; kuralların istisnasız herkese uygulanmasıdır.
Eğer ortada bir ihlal varsa, kim yaparsa yapsın gereği yapılmalıdır.
Eğer ortada yasal bir izin varsa, bunun hukuki dayanağı kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.
Çünkü cevap bekleyen mesele "Ali Usta" değildir.
Cevap bekleyen asıl soru şudur:
Bu şehirde hukuk gerçekten herkes için eşit mi uygulanıyor?
İşte kamuoyu bunun cevabını bekliyor.

