TEMMUZ'DA ADANA SICAĞI
355 yıl öncesi Adana'da Temmuz Ayı...
Seyyah E. Çelebi'nin Adana Ziyaretine uzanıyoruz. Seyahatname’sinin 9. cildinde 1671 yılında ilimizi anlatırken şehir iklimi ve Temmuz Sıcağını detaylarla bizlere anlatırken; " Sam Yeli ve Cehennem Sıcağı" Adana'nın kış mevsiminin son derece yumuşak ve adeta bir bahar gibi geçişini dillendirir. Lakin yaz mevsimi için "Havası yazın çok ağırdır" der. Sam Yelini Vurgularken Şehirde yaz aylarında esen sıcak çöl rüzgârını (Sam yeli) överek değil, insanı çarpan ve nefessiz bırakan bir unsur olarak tasvir eder.Temmuz Ayını Tasvir ederken sıcağın "Cehennem tasviri" gibi bir raddeye ulaştığını, nem ve durağan hava sebebiyle şehir içinde kalmanın neredeyse imkansız olduğunu belirtir.Temmuzda terk edilmiş bir şehir ki; Yaylalara Göçün Detaylarını zikreden Çelebi'ye göre Adana yerlileri bu kavurucu Temmuz sıcaklarına dayanamaz. Yazın gelmesiyle birlikte zengin-fakir tüm halk evlerini kilitleyip Tekir Yaylası başta olmak üzere Çukurova’nın yüksek yaylalarına göç eder.Gece Hayatı ve Damlar : Seyyah, yaz aylarında şehirde kalmak zorunda olan az sayıdaki insanın ise sıcaktan korunmak ve azıcık esinti yakalayabilmek için evlerin damlarında yattığını aktarır. Bu durum, günümüz modern Adana'sındaki "damda cibinlikte yatma" kültürünün 350 yıl öncesine dayanan en net tarihi kanıtıdır.
Ekleme
Tarihi: 01 Ağustos 2026 -Cumartesi
TEMMUZ'DA ADANA SICAĞI
355 yıl öncesi Adana'da Temmuz Ayı...
Seyyah E. Çelebi'nin Adana Ziyaretine uzanıyoruz. Seyahatname’sinin 9. cildinde 1671 yılında ilimizi anlatırken şehir iklimi ve Temmuz Sıcağını detaylarla bizlere anlatırken; " Sam Yeli ve Cehennem Sıcağı" Adana'nın kış mevsiminin son derece yumuşak ve adeta bir bahar gibi geçişini dillendirir. Lakin yaz mevsimi için "Havası yazın çok ağırdır" der. Sam Yelini Vurgularken Şehirde yaz aylarında esen sıcak çöl rüzgârını (Sam yeli) överek değil, insanı çarpan ve nefessiz bırakan bir unsur olarak tasvir eder.Temmuz Ayını Tasvir ederken sıcağın "Cehennem tasviri" gibi bir raddeye ulaştığını, nem ve durağan hava sebebiyle şehir içinde kalmanın neredeyse imkansız olduğunu belirtir.Temmuzda terk edilmiş bir şehir ki; Yaylalara Göçün Detaylarını zikreden Çelebi'ye göre Adana yerlileri bu kavurucu Temmuz sıcaklarına dayanamaz. Yazın gelmesiyle birlikte zengin-fakir tüm halk evlerini kilitleyip Tekir Yaylası başta olmak üzere Çukurova’nın yüksek yaylalarına göç eder.Gece Hayatı ve Damlar : Seyyah, yaz aylarında şehirde kalmak zorunda olan az sayıdaki insanın ise sıcaktan korunmak ve azıcık esinti yakalayabilmek için evlerin damlarında yattığını aktarır. Bu durum, günümüz modern Adana'sındaki "damda cibinlikte yatma" kültürünün 350 yıl öncesine dayanan en net tarihi kanıtıdır.
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

