Kahve Kitap
Abdullah ÇİÇEK
Köşe Yazarı
Abdullah ÇİÇEK
 

İLAHÎ YARDIM: TARİH BOYUNCA DEĞİŞMEYEN HAKİKAT

  İnsanlık tarihi boyunca hak ile batılın mücadelesi hiç bitmemiştir. Bu mücadelede bazen sayılar, bazen güçler, bazen de imkânlar öne çıkmış gibi görünse de, hakikatte belirleyici olan ilâhî yardım olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm, geçmiş ümmetlerden ve peygamberlerden örnekler vererek bu gerçeği açıkça ortaya koyar. Aşağıdaki ayetler, Allah’ın yardımının nasıl tecelli ettiğini bütün açıklığıyla göstermektedir: NUH ALEYHİSSELAM VE KURTULUŞ Müminun 26- Nuh: Rabbim! dedi, beni yalana çıkarmalarına karşı bana yardım et! 27- Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Bizim nezaretimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynayınca, her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır! 28- Sen, yanındakilerle beraber gemiye yerleştiğinde "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun" de. 29- Ve de ki: Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen, konuklatanların en hayırlısısın. 30- Şüphesiz bunda sizin için birtakım ibretler vardır. Çünkü biz, kullarımızı böyle denemişizdir. İBRAHİM ALEYHİSSELAM VE ATEŞİN SERİN OLUŞU Enbiya 68- Onlar: Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin, dediler. 69- Biz: Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol, dedik. 70- Ona düzen kurmak istediler fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık. 71- Onu da, Lut'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık. İBRAHİM VE İSMAİL: TESLİMİYETİN İMTİHANI Saffat 100- Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et! 101- Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. 102- Oğlu, yanında koşacak çağa gelince "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün? dedi. Çocuk da "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın, dedi. 103- Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı. 104- Biz de ona şöyle seslendik: Ey İbrahim! 105- Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. 106- Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı (dedik) 107- Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. 108- Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nam bıraktık. 109- Selam olsun İbrahim'e... 110- İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. EYYÛB ALEYHİSSELAM: SABIR VE ŞİFA Enbiya 83- Eyyûb da "Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti. 84- Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik. Sad 41- Kulumuz Eyyub'u da an. Bir zaman o, Rabbine şöyle nida etmişti: Meşakkat ve acı ile bana şeytan dokundu. 42- (Biz ona) "Ayağını yere vur! İşte sana yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su" dedik. 43- Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir mislini daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki akıl sahipleri için bir ibret olsun. 44- (Bir de dedik ki): Eline bir demet al da onunla (eşine) vur; yemininde durmamazlık etme. Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul! O hakikaten daima Allah'a yönelmektedir. MUSA ALEYHİSSELAM: DENİZİN YARILMASI Taha 77- Gerçekten Musa'ya şöyle vahyettik: Kullarımla geceleyin yürü (Mısır'dan çık) de (asanı vurarak) onlara denizde kuru bir yol aç, (artık firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin. 78- Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren (korkunç boğulma) sarıverdi 79- Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi. 80- Ey İsrail oğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık ve Tur dağının sağ yanında size söz verdik, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik. 81- Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse muhakkak o mahvolur. Şuara 60- Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki onların ardına düştüler. 61- İki topluluk birbirini görünce Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler. 62- Musa: Hayır, asla! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir. 63- Bunun üzerine Musa'ya "Vur asan ile denize" diye vahyettik, vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi, 64- Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik. 65- Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık, 66- Sonra da ötekileri suda boğduk. 67- Şüphesiz bunda bir ayet (ibret) vardır ama çokları iman etmiş değillerdir. 68- Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.   SONUÇ Bu ayetlerin tamamı bize tek bir hakikati öğretmektedir: İlâhî yardım, şartlara değil imana bağlıdır. Sayı az olabilir, yardım gelir. Düşman güçlü olabilir, yardım gelir. Çaresizlik zirveye çıkabilir, yardım yine gelir. Çünkü hüküm nettir: “Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur.” (Âl-i İmran 160)
Ekleme Tarihi: 24 Nisan 2026 -Cuma

İLAHÎ YARDIM: TARİH BOYUNCA DEĞİŞMEYEN HAKİKAT

 

İnsanlık tarihi boyunca hak ile batılın mücadelesi hiç bitmemiştir. Bu mücadelede bazen sayılar, bazen güçler, bazen de imkânlar öne çıkmış gibi görünse de, hakikatte belirleyici olan ilâhî yardım olmuştur. Kur’ân-ı Kerîm, geçmiş ümmetlerden ve peygamberlerden örnekler vererek bu gerçeği açıkça ortaya koyar.

Aşağıdaki ayetler, Allah’ın yardımının nasıl tecelli ettiğini bütün açıklığıyla göstermektedir:

NUH ALEYHİSSELAM VE KURTULUŞ

Müminun 26- Nuh: Rabbim! dedi, beni yalana çıkarmalarına karşı bana yardım et! 27- Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Bizim nezaretimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de tandır kaynayınca, her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma! Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır! 28- Sen, yanındakilerle beraber gemiye yerleştiğinde "Bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamdolsun" de. 29- Ve de ki: Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen, konuklatanların en hayırlısısın. 30- Şüphesiz bunda sizin için birtakım ibretler vardır. Çünkü biz, kullarımızı böyle denemişizdir.

İBRAHİM ALEYHİSSELAM VE ATEŞİN SERİN OLUŞU

Enbiya 68- Onlar: Bir şey yapacaksanız, şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin, dediler. 69- Biz: Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol, dedik. 70- Ona düzen kurmak istediler fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık. 71- Onu da, Lut'u da, âlemler için bereketli ve kutsal kıldığımız yere ulaştırıp kurtardık.

İBRAHİM VE İSMAİL: TESLİMİYETİN İMTİHANI

Saffat 100- Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et! 101- Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. 102- Oğlu, yanında koşacak çağa gelince "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün? dedi. Çocuk da "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın, dedi. 103- Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı. 104- Biz de ona şöyle seslendik: Ey İbrahim! 105- Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız. 106- Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı (dedik) 107- Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. 108- Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nam bıraktık. 109- Selam olsun İbrahim'e... 110- İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.

EYYÛB ALEYHİSSELAM: SABIR VE ŞİFA

Enbiya 83- Eyyûb da "Başıma bir bela geldi, (sana sığındım), sen merhametlilerin en merhametlisisin" diye Rabbine nida etti. 84- Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik.

Sad 41- Kulumuz Eyyub'u da an. Bir zaman o, Rabbine şöyle nida etmişti: Meşakkat ve acı ile bana şeytan dokundu. 42- (Biz ona) "Ayağını yere vur! İşte sana yıkanılacak ve içilecek soğuk bir su" dedik. 43- Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir mislini daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki akıl sahipleri için bir ibret olsun. 44- (Bir de dedik ki): Eline bir demet al da onunla (eşine) vur; yemininde durmamazlık etme. Doğrusu biz onu sabırlı bulduk. O ne güzel kul! O hakikaten daima Allah'a yönelmektedir.

MUSA ALEYHİSSELAM: DENİZİN YARILMASI

Taha 77- Gerçekten Musa'ya şöyle vahyettik: Kullarımla geceleyin yürü (Mısır'dan çık) de (asanı vurarak) onlara denizde kuru bir yol aç, (artık firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin. 78- Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren (korkunç boğulma) sarıverdi 79- Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi. 80- Ey İsrail oğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık ve Tur dağının sağ yanında size söz verdik, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik. 81- Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yiyin ve bunda taşkınlık etmeyin, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse muhakkak o mahvolur.

Şuara 60- Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki onların ardına düştüler. 61- İki topluluk birbirini görünce Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler. 62- Musa: Hayır, asla! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir. 63- Bunun üzerine Musa'ya "Vur asan ile denize" diye vahyettik, vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi, 64- Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik. 65- Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık, 66- Sonra da ötekileri suda boğduk. 67- Şüphesiz bunda bir ayet (ibret) vardır ama çokları iman etmiş değillerdir. 68- Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

 

SONUÇ

Bu ayetlerin tamamı bize tek bir hakikati öğretmektedir:

İlâhî yardım, şartlara değil imana bağlıdır.

  • Sayı az olabilir, yardım gelir.

  • Düşman güçlü olabilir, yardım gelir.

  • Çaresizlik zirveye çıkabilir, yardım yine gelir.

Çünkü hüküm nettir:

“Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur.” (Âl-i İmran 160)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bizim mekan çemberleme makinası kurumsal web dini chat