Yazı Detayı
22 Ocak 2020 - Çarşamba 20:24 Bu yazı 1968 kez okundu
 
Alimlerin TOKİ ile İmtihanı !
Aziz Terzi
m.azizterzi@gmail.com
 
 

TOKİ yapacağı evler hakkında kendi sitesinden 0,49 faiz oranı üzerinden ev satışı yapacağını ilan etmesiyle beraber bir taştırma ortamı oluştu.

 

Birçok fikirler ortaya atıldı. Ben şimdilik şu görüşü ortaya atanlar ile ilgili bir izan çağrısı yapmak istiyorum.

 

Dediler ki “bu asli faiz değildir, enflasyon oranındaki faiz aslında faiz değildir ve dolayısıyla caizdir, Ebu Yusuf'un fetvası var”.

 

Öncelikle belirtmek gerekir ki tüm borçlanmalarda paranın değerinin düşmesine (enflasyon) karşı fark almak caiz değildir. Çünkü borç olarak ne verilmişse aynısı alınmak zorundadır. Bu durum vadeli alışverişlerden dolayı borçlanmalarda da aynıdır. Aksi takdirde bu faiz olur. Her malın değeri yükselebilir veya düşebilir. Bu durum her zaman için geçerlidir. Örneğin bir sene sonra altın ve gümüşün değeri düşebilir veya yükselebilir. Ancak borç alarak altın verilmişse yine ancak aynı altının miktarını ve ayarını alabilirsin. Buğday, hurma, arpa ve diğer maddeler için de aynı hüküm geçerlidir.

 

Ayrıca fiyatların yükselmesi sadece günümüz için geçerli olan bir husus değildir. Zira Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem döneminde de malların değerleri ve fiyatları yükseliyor veya düşüyordu. Oysa Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem değer kaybı karşısında fark almayı haram kıldı ve “borç olarak altın verirsen ancak aynı miktar altın al, gümüş verirsen aynı miktar gümüş al, buğday verirsen ancak aynı miktarda buğday al” diyordu.

 

Zira faizin hükmü açık ve nettir. Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır: الَّذِينَ يَأْكُلُونَ الرِّبَا لاَ يَقُومُونَ إِلاَّ كَمَا يَقُومُ الَّذِي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُواْ إِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبَا وَأَحَلَّ اللّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا فَمَن جَاءهُ مَوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّهِ فَانتَهَىَ فَلَهُ مَا سَلَفَ وَأَمْرُهُ إِلَى اللّهِ وَمَنْ عَادَ فَأُوْلَئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ  “Faiz (riba) yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka (bir tarzda) kalkmazlar. Bu, onların: 'Alım-satım da ancak faiz gibidir' demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de (faize) bir son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim (faize) geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.” [Bakara 275]

 

Rabbimiz yine şöyle buyurmaktadır: فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ  “Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Resulüne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tevbe ederseniz, artık sermayeleriniz sizindir. (Böylece) Ne zulmetmiş olursunuz ne zulme uğratılmış olursunuz.” [Bakara 279]

 

Yine her çeşit paranın (Dolar, Altın, Euro, Türk Lirası vb.) düştüğü ve yükseldiği görülmektedir. Belki biri diğerinden fazla düşer. Bütün bunların sebepleri siyasi ve ekonomik hadiselerdir. Bununla bağlantılı olarak mal ve hizmetlerin fiyatlarında da aynı şekilde düşme ve yükselme olur. Bu sebeple Türk Lirasının aşırı şekilde değer kaybediyor olmasından dolayı bir bahane bulup “enflasyon farkı” adıyla faiz almaya cevaz vermek büyük bir vebaldir. Çünkü bu duruma cevaz veren herhangi bir hüküm veya ruhsat yoktur.

 

Yaşadığımız zamanda kapitalist hükümlerinin tatbik edilmesi ve paranın altın ve gümüş sistemine dayanmaması, enflasyonun en büyük sebebidir. Ancak altınla muamele yapılmış olsa dahi, onun da değeri düşebilir veya yükselebilir.

 

Keza Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem döneminde bir sene fiyatlar aşırı şekilde yükseldi. Ancak Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ne fiyatları sınırlandırdı, ne faize müsaade etti, ne de değer kaybı veya yükseliş karşısında fark almaya müsaade etti.

 

Ayrıca belirtmek gerekir ki burada temel alacağınız enflasyon oranı nominal enflasyon oranı mı olacak? Yoksa reel enflasyon oranını mı temel alacaksınız? Eğer borç verenin zarara uğramaması asıl gerekçeniz ise reel enflasyonu temel almanız gerekecektir ki bunun tespitini nasıl ve hangi veriler ile yapacaksınız?

 

Şu husus da bilinen bir gerçektir ki devlet tarafından açıklanan enflasyon oranları manipulatiftir. Enflasyon sepetindeki ürünlerin değiştirilmesi ile oranların değişebileceği bilinen bir durumdur.

 

Ebu Yusuf'un fetvasını TOKİ anlaşmalarındaki faizli işleme kıyas etmekte ciddi bir hatadır. Çünkü bu fetvada kesinlikle az veya çok faizli bir aktin yapılabileceğine bir cevaz yoktur. Ebu Yusuf  "kıt ve pahalı iken ödünç alınan bir kile buğday, bol ve ucuz olduğu zaman bir kile buğday olarak ödenirse haksızlık olur." demiştir. Yani ödeme günündeki değerine bir atıfta bulunulmuştur. Yoksa faizli bir aktin kabulüne değil…

 

Ayrıca vakıasına uymadığı halde Alimler neden Ebu Yusuf 'u örnek verirler?

 

Ebu Hanife'nin, Malikilerin veya Şafiilerin görüşlerini gündeme getirmezler?

 

El - İzan…

 

 

 

 
Etiketler: Alimlerin, TOKİ, ile, İmtihanı, !,
Yorumlar
Haber Yazılımı