Ülkemizin en büyük evcil hayvan mağazası olan tcremix.org sitemizde kedi veya köpek besleyenler için hayatlarını kolaylaştıracak çok sayıda ürün bulunuyor. Bunların en başında mamalar geliyor eğer köpek besliyorsanız köpek maması başta olmak üzere yavru köpek maması, yaşlı köpek maması, light köpek maması, tahılsız köpek maması, konserve köpek yaş mama ürünlerini bulabileceğiniz gibi köpek sağlık ürünleri, köpek ödülleri, köpek bakım ürünleri, köpek aksesuarları, köpek mama su kapları, köpek oyuncakları, köpek eğitim ürünleri, köpek tasmaları gibi işlerinizi kolaylaştıracak çok sayıda ürünü bulabilirsiniz. Kedi besleyen arkadaşlar başta kedi maması ana kategorimiz olmak üzere konserve kedi yaş maması, yavru kedi konserve maması, yavru kedi maması, kısırlaştırılmış kedi maması, yaşlı kedi maması, yetişkin kedi maması, light diyet kedi maması kategorilerimizi ziyaret ederek kedinizin temel beslenme ihtiyaçlarını karşılayabilirisiniz. Diğer yandan ihtiyaç duyabileceğiniz diğer ürünleri kedi ödülleri, kedi tuvaletleri, kedi oyuncakları, kedi vitaminleri, kedi kumu, kedi aksesuarları, kedi bakım ürünleri, kedi mama su kapları ana kategorilerimizden bulabilirsiniz. Ayrıntılı armaa için alt kategorilerimize de göz atmanızda fayda var. Türkiye 'nin en büyük online pet shop mağazası tcremix.org sitemize hepiniz davetlisiniz.
Kahve Kitap
SİVİL TOPLUM Haber Girişi: 22.02.2022 - 14:37, Güncelleme: 22.02.2022 - 22:02

KİM OLURSA OLSUN MAZLUMDAN YANA ZALİMİN KARŞISINDAYIZ

 

KİM OLURSA OLSUN MAZLUMDAN YANA ZALİMİN KARŞISINDAYIZ

Mazlumder Genel Başkanı Kaya Kartal İnsan Hakları Okulu 2022'nin ilk dersini vermek için geldiği Adana'da Kurtuluş Kılınç'a özel bir röportaj verdi.
Mazlumder’in yıllardır tüm şubelerinde başarılı bir şekilde yürütülen İnsan Hakları Okulu’nun 2022 yılında düzenlenecek dersleri başladı. Mazlumder Adana Şubesi’nin organizesinde projenin ilk dersini Genel Başkan Avukat Kaya Kartal verdi. Ben de hem proje hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak hem de insan hakları özelinde bir röportaj yapmak üzere Sayın Kartal ile görüştüm. Ortaya hem dünyadaki hem de ülkemizdeki insan hakları ihlalleri ve İnsan Hakları Okulu ile ilgili güzel bir sohbet çıktı.   Kurtuluş Kılınç: Öncelikle Adana’ya hoş geldiniz. Mazlumder ile ilgili genel bir bilgi vermenizi rica etsem neler söylersiniz? Kaya Kartal: Bunu Mazlumder’in artık slogan haline gelmiş ilkeleriyle açıklamak isterim. Bizler; "Mazluma inancı/kimliği sorulmaz" ve "Kim olursa olsun zalime karşı mazlumdan yana" düşüncelerini ilke edinmiş insanlarız. Zaten bu unsurlar hakkıyla yerine getiriliyorsa buna bir insan hakları mücadelesi adı verilebilir. Aksi halde bir grup/taraf/parti mücadelesi vermiş olursunuz. O mücadelede ise tek gayeniz kazanma arzunuzdur. İnsan hakları mücadelesi ise taraf ve kimlik gözetmeksizin haklının yanında durmayı ve zalime karşı gelmeyi hatta mümkünse zalimi zulmünden vazgeçirerek iyiliğe yöneltmeyi amaçlar. İşte Mazlumder’in mücadelesi de bunu önceler.     Kurtuluş Kılınç: Benim de ilk mezunlarından olduğum İnsan Hakları Okulu ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum. İçerisinde neleri barındırıyor, burada neyi amaçlıyorsunuz? Kaya Kartal: İnsan Hakları Okulu ile insan hakları alanındaki hak ihlallerine dair bir bilinç oluşturmayı ve bu bilinci toplumun geneline yaymayı istiyoruz. Böylece tabir yerindeyse yürüyen Mazlumder’ler oluşturuyoruz. Bir sivil toplum kuruluşu olarak her alana ulaşabilmemiz mümkün değil ancak insan hakları bilincini topluma ne kadar fazla yayabilirsek işimizin de o kadar kolay olacağını düşünüyoruz. İnsan Hakları Okulu’nun gerçekleştirilmesini bütün şubelerden istiyoruz. İçeriğini de şubelere bırakıyoruz. Temelde amacımız salt bilgi paylaşmak değil insan hakları bilinci oluşturmak ve bu şuuru insanlara vermek. Herhangi bir kurumda bir haksızlıkla karşılaşıldığında neler yapılabileceği, insan hakları ihlallerine karşı nasıl mücadele edilebileceğini öğretmek istiyoruz. Zira eğer bu haklarınızı bildiğinizi belli ederseniz karşınızda insan da geri adım atabiliyor. Son zamanlarda dünyada en çok mağduriyet oluşturan konu insan hakları emperyalizmi. Geçtiğimiz haftalarda bir Avrupa Birliği ülkesi olan Yunanistan’dan ülkemize itilerek ölüme terk edilen ve maalesef donarak hayatını kaybeden mültecilerin durumu hala hafızlarımızdaki tazeliğini koruyor.  Burada temel insan hakları beyannamelerinin, düşüncelerin, atölyelerin, akademik çalışmaların tamamını yok saydıklarını görüyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden çıkan kararlar adeta bir paçavraya döndü. Bunun aynısını Afganistan’da gördük. Her türlü insan hakkına tecavüz eden emperyalist ülkeler yenilgiye uğradıkları Afganistan’dan kaçmadan önce sözde insan hakları derdine düşmüşlerdi. İşte biz Mazlumder olarak onlara parmak sallıyoruz. "Katil sizsiniz. Konu insan haklarıysa biz bunu sizden çok daha iyi şekilde yerine getirebiliriz" diyoruz.     Kurtuluş Kılınç: Son günlerde özellikle Hindistan’da ülkemizdeki 28 Şubat dönemlerini hatırlatan ve neredeyse aynı senaryoların yaşandığı uygulamaları görüyoruz. Yine ülkemizde de insan haklarıyla ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. Bu konuda hem dünya hem ülkemizdeki insan hakları ihlalleriyle ilgili neler söylersiniz. Kaya Kartal: En can yakıcı sorun mülteci sorunları. Hem yaşam hakkı ihlallerini barındırıyor hem özel mülkiyet hem insan onuruna aykırı uygulamaları barındırıyor. Dünyada on binlerce kayıp mülteci çocuktan söz ediliyor. Bu çocuklar nasıl kayboluyor? Köle olarak mı çalıştırılıyor? İstismara mı uğruyor? Organları mı satılıyor? Bu konu aklınıza gelecek her türlü ihlali barındırıyor. Ülkemizde mülteciler konusunda çok ciddi bir çalışma yapıldı. Sınır kapıları açıldı. Önemli imkânlar sağlandı. Hakları verildi ancak bütün bunlarla birlikte özellikle son dönemlerde hem muhalefet hem de iktidar tarafından seçim malzemesi haline getirildiler. Bazı belediye başkanlarının siyasi istikballeri ve hırsları uğruna atmak istediği adımlar da farklı sıkıntılar ortaya çıkmasına sebebiyet verdi. Medyanın da bu ateşe körükle yaklaşması maalesef yangını harlamış oldu. Burada çoluk, çocuk yaşlı, kadın her yaşta insandan bahsediyoruz. Bu insanların da haklarını korumamız gerekiyor.     Kurtuluş Kılınç: Ülkemizde insan hakları ihlali ile ilgili en çok tartışılan konulardan birisi de yargı kararları. Bir sosyal medya yargısından bahsediliyor. Konu sosyal medyanın gündemine geldiğinde mahkemelerin oluşan tepkiye göre karar verdiği iddia ediliyor. Bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Kaya Kartal: Bu tartışmaları şüphesiz üzülerek takip ediyoruz. Ülkemizdeki en önemli sorun bence adil yargılanma meselesidir. İnanıyorum ki iktidar sahipleri bile bu yargı sistemine güvenmiyorlardır. Sistemsel bir sıkıntı var. Mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda ciddi tartışmalar var. Bizler de bunun onlarca örneğini yaşadık maalesef. Talimatla, korkuyla, oto kontrolle iş yapan yargı mensupları konusu gündemimize geliyor. Bu da hem vatandaşlarımızın hem de bizim çok canımızı acıtıyor. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır kurucu il başkanımızın gözaltına alınmasını da böyle değerlendirebiliriz. Kendisi de bir avukat olan, her gün adliyeye giden, yargıyı, hukuku bilen bir insanı sabah saat altıda evine baskın yaparak, çocuklarını, ailesini tedirgin ederek gözaltına almak akla da vicdana da sığmaz. Nitekim aynı gün serbest bırakıldı. Bunu ülkemizde neredeyse her gün yaşıyoruz. Bu sorunları da konunun muhataplarımızla çok konuştuk ancak maalesef yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını tesis etmediğiniz müddetçe bu sorunların biteceğine inanmıyorum. Doğru karar verdiğiniz takdirde sosyal medyadan ya da başka yerlerden gelecek tepkilere göre hareket etmenize gerek kalmaz. Yargı paketlerini önemli buluyoruz. Devamını diliyoruz. Önce algıyı değiştirir ve yargıyı bir sopaya çevirmezseniz her şeyi normale çevirebilirsiniz. Bunun olmasını bekliyoruz.     Kurtuluş Kılınç: Bugün Mazlumder Adana Şubesi’nin davetlisi olarak Adana’dasınız. Buradaki ekibiniz ve çalışmalarıyla ilgili neler söylersiniz? Kaya Kartal: Adana denildiği zaman insanın içine ister istemez bir sıcaklık doluyor. Bu bende de böyle. Her ne kadar ülkemizde kış ayları yaşanıyor olsa da Adana’da hava yine birçok yere göre çok güzel ve sıcak. Sokaklarında da bir huzur iklimi yaşamanız mümkün. Kurumların birbiriyle ilişkileri de çok sıcak. Bu sıcak şehrin samimi insanlarıyla bugün bir araya geldik. İnsan Hakları Okulu’nun ilk dersinde salon tıklım tıklım dolmuştu. Bu da bizi çok mutlu etti. Zira “Marifet iltifata tabidir” denilir. Halkımız bu derslere ilgi gösterecek ki bizler de daha önemli programlara imza atabilelim. Bu ilgi ve desteği görmek de bizi mutlu ediyor. Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.     Kurtuluş Kılınç: Sayın Genel Başkan! Sizi özellikle Nisan ayında da portakal çiçeği kokulu sokaklarında gezmek için Adana’ya davet ediyorum. Bu özel röportaj için de size teşekkür ediyorum. Kaya Kartal: Nisan ayında gelmemiz çok zor ama Mayıs’ta inşallah Adana’ya yeniden geleceğiz. Davetiniz için de bu röportaj için de ben de size çok teşekkür ediyor, insan haklarının tüm dünyada hakim olduğu bir dünya özlemiyle tüm okuyucularınızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.  
Mazlumder Genel Başkanı Kaya Kartal İnsan Hakları Okulu 2022'nin ilk dersini vermek için geldiği Adana'da Kurtuluş Kılınç'a özel bir röportaj verdi.

Mazlumder’in yıllardır tüm şubelerinde başarılı bir şekilde yürütülen İnsan Hakları Okulu’nun 2022 yılında düzenlenecek dersleri başladı. Mazlumder Adana Şubesi’nin organizesinde projenin ilk dersini Genel Başkan Avukat Kaya Kartal verdi.

Ben de hem proje hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak hem de insan hakları özelinde bir röportaj yapmak üzere Sayın Kartal ile görüştüm. Ortaya hem dünyadaki hem de ülkemizdeki insan hakları ihlalleri ve İnsan Hakları Okulu ile ilgili güzel bir sohbet çıktı.
 

Kurtuluş Kılınç: Öncelikle Adana’ya hoş geldiniz. Mazlumder ile ilgili genel bir bilgi vermenizi rica etsem neler söylersiniz?

Kaya Kartal: Bunu Mazlumder’in artık slogan haline gelmiş ilkeleriyle açıklamak isterim. Bizler; "Mazluma inancı/kimliği sorulmaz" ve "Kim olursa olsun zalime karşı mazlumdan yana" düşüncelerini ilke edinmiş insanlarız. Zaten bu unsurlar hakkıyla yerine getiriliyorsa buna bir insan hakları mücadelesi adı verilebilir. Aksi halde bir grup/taraf/parti mücadelesi vermiş olursunuz. O mücadelede ise tek gayeniz kazanma arzunuzdur. İnsan hakları mücadelesi ise taraf ve kimlik gözetmeksizin haklının yanında durmayı ve zalime karşı gelmeyi hatta mümkünse zalimi zulmünden vazgeçirerek iyiliğe yöneltmeyi amaçlar. İşte Mazlumder’in mücadelesi de bunu önceler.

 


 

Kurtuluş Kılınç: Benim de ilk mezunlarından olduğum İnsan Hakları Okulu ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek istiyorum. İçerisinde neleri barındırıyor, burada neyi amaçlıyorsunuz?

Kaya Kartal: İnsan Hakları Okulu ile insan hakları alanındaki hak ihlallerine dair bir bilinç oluşturmayı ve bu bilinci toplumun geneline yaymayı istiyoruz. Böylece tabir yerindeyse yürüyen Mazlumder’ler oluşturuyoruz. Bir sivil toplum kuruluşu olarak her alana ulaşabilmemiz mümkün değil ancak insan hakları bilincini topluma ne kadar fazla yayabilirsek işimizin de o kadar kolay olacağını düşünüyoruz.

İnsan Hakları Okulu’nun gerçekleştirilmesini bütün şubelerden istiyoruz. İçeriğini de şubelere bırakıyoruz. Temelde amacımız salt bilgi paylaşmak değil insan hakları bilinci oluşturmak ve bu şuuru insanlara vermek. Herhangi bir kurumda bir haksızlıkla karşılaşıldığında neler yapılabileceği, insan hakları ihlallerine karşı nasıl mücadele edilebileceğini öğretmek istiyoruz. Zira eğer bu haklarınızı bildiğinizi belli ederseniz karşınızda insan da geri adım atabiliyor.

Son zamanlarda dünyada en çok mağduriyet oluşturan konu insan hakları emperyalizmi. Geçtiğimiz haftalarda bir Avrupa Birliği ülkesi olan Yunanistan’dan ülkemize itilerek ölüme terk edilen ve maalesef donarak hayatını kaybeden mültecilerin durumu hala hafızlarımızdaki tazeliğini koruyor. 

Burada temel insan hakları beyannamelerinin, düşüncelerin, atölyelerin, akademik çalışmaların tamamını yok saydıklarını görüyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden çıkan kararlar adeta bir paçavraya döndü.

Bunun aynısını Afganistan’da gördük. Her türlü insan hakkına tecavüz eden emperyalist ülkeler yenilgiye uğradıkları Afganistan’dan kaçmadan önce sözde insan hakları derdine düşmüşlerdi. İşte biz Mazlumder olarak onlara parmak sallıyoruz. "Katil sizsiniz. Konu insan haklarıysa biz bunu sizden çok daha iyi şekilde yerine getirebiliriz" diyoruz.

 

 

Kurtuluş Kılınç: Son günlerde özellikle Hindistan’da ülkemizdeki 28 Şubat dönemlerini hatırlatan ve neredeyse aynı senaryoların yaşandığı uygulamaları görüyoruz. Yine ülkemizde de insan haklarıyla ilgili tartışmalar bitmek bilmiyor. Bu konuda hem dünya hem ülkemizdeki insan hakları ihlalleriyle ilgili neler söylersiniz.

Kaya Kartal: En can yakıcı sorun mülteci sorunları. Hem yaşam hakkı ihlallerini barındırıyor hem özel mülkiyet hem insan onuruna aykırı uygulamaları barındırıyor. Dünyada on binlerce kayıp mülteci çocuktan söz ediliyor. Bu çocuklar nasıl kayboluyor? Köle olarak mı çalıştırılıyor? İstismara mı uğruyor? Organları mı satılıyor? Bu konu aklınıza gelecek her türlü ihlali barındırıyor. Ülkemizde mülteciler konusunda çok ciddi bir çalışma yapıldı. Sınır kapıları açıldı. Önemli imkânlar sağlandı. Hakları verildi ancak bütün bunlarla birlikte özellikle son dönemlerde hem muhalefet hem de iktidar tarafından seçim malzemesi haline getirildiler. Bazı belediye başkanlarının siyasi istikballeri ve hırsları uğruna atmak istediği adımlar da farklı sıkıntılar ortaya çıkmasına sebebiyet verdi. Medyanın da bu ateşe körükle yaklaşması maalesef yangını harlamış oldu. Burada çoluk, çocuk yaşlı, kadın her yaşta insandan bahsediyoruz. Bu insanların da haklarını korumamız gerekiyor.

 

 

Kurtuluş Kılınç: Ülkemizde insan hakları ihlali ile ilgili en çok tartışılan konulardan birisi de yargı kararları. Bir sosyal medya yargısından bahsediliyor. Konu sosyal medyanın gündemine geldiğinde mahkemelerin oluşan tepkiye göre karar verdiği iddia ediliyor. Bu tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kaya Kartal: Bu tartışmaları şüphesiz üzülerek takip ediyoruz. Ülkemizdeki en önemli sorun bence adil yargılanma meselesidir. İnanıyorum ki iktidar sahipleri bile bu yargı sistemine güvenmiyorlardır. Sistemsel bir sıkıntı var. Mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda ciddi tartışmalar var. Bizler de bunun onlarca örneğini yaşadık maalesef. Talimatla, korkuyla, oto kontrolle iş yapan yargı mensupları konusu gündemimize geliyor. Bu da hem vatandaşlarımızın hem de bizim çok canımızı acıtıyor. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır kurucu il başkanımızın gözaltına alınmasını da böyle değerlendirebiliriz. Kendisi de bir avukat olan, her gün adliyeye giden, yargıyı, hukuku bilen bir insanı sabah saat altıda evine baskın yaparak, çocuklarını, ailesini tedirgin ederek gözaltına almak akla da vicdana da sığmaz. Nitekim aynı gün serbest bırakıldı. Bunu ülkemizde neredeyse her gün yaşıyoruz. Bu sorunları da konunun muhataplarımızla çok konuştuk ancak maalesef yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını tesis etmediğiniz müddetçe bu sorunların biteceğine inanmıyorum. Doğru karar verdiğiniz takdirde sosyal medyadan ya da başka yerlerden gelecek tepkilere göre hareket etmenize gerek kalmaz. Yargı paketlerini önemli buluyoruz. Devamını diliyoruz. Önce algıyı değiştirir ve yargıyı bir sopaya çevirmezseniz her şeyi normale çevirebilirsiniz. Bunun olmasını bekliyoruz.

 

 

Kurtuluş Kılınç: Bugün Mazlumder Adana Şubesi’nin davetlisi olarak Adana’dasınız. Buradaki ekibiniz ve çalışmalarıyla ilgili neler söylersiniz?

Kaya Kartal: Adana denildiği zaman insanın içine ister istemez bir sıcaklık doluyor. Bu bende de böyle. Her ne kadar ülkemizde kış ayları yaşanıyor olsa da Adana’da hava yine birçok yere göre çok güzel ve sıcak. Sokaklarında da bir huzur iklimi yaşamanız mümkün. Kurumların birbiriyle ilişkileri de çok sıcak. Bu sıcak şehrin samimi insanlarıyla bugün bir araya geldik.

İnsan Hakları Okulu’nun ilk dersinde salon tıklım tıklım dolmuştu. Bu da bizi çok mutlu etti. Zira “Marifet iltifata tabidir” denilir. Halkımız bu derslere ilgi gösterecek ki bizler de daha önemli programlara imza atabilelim. Bu ilgi ve desteği görmek de bizi mutlu ediyor. Arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

 

 

Kurtuluş Kılınç: Sayın Genel Başkan! Sizi özellikle Nisan ayında da portakal çiçeği kokulu sokaklarında gezmek için Adana’ya davet ediyorum. Bu özel röportaj için de size teşekkür ediyorum.

Kaya Kartal: Nisan ayında gelmemiz çok zor ama Mayıs’ta inşallah Adana’ya yeniden geleceğiz. Davetiniz için de bu röportaj için de ben de size çok teşekkür ediyor, insan haklarının tüm dünyada hakim olduğu bir dünya özlemiyle tüm okuyucularınızı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve adanagundemi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.